Büyük depremin ilk günlerinde beton şirketleri vurgun masası kurmuş
Önce 6 Şubat depremlerini hatırlayın. Et kesen o kışı, 7.8 ve 7.6’lık sarsıntılarda enkaz altında ölen en az 60 bin insanı ve 140 binden fazla yaralıyı düşünün. Yıkıntıların arasında 15 yaşındaki kızının elini bırakmadan saatlerce bekleyen o babayı, beton kütlelerinin altından çıkarılan ölüleri, “Cennetten bir kare” reklamıyla satılıp saniyeler içinde mezara dönüşen o siteyi, kaçmaya çalışan müteahhitleri, İsias Otelde can veren öğrencileri, o “Sesimi duyun” çığlıklarını, yas tutan Anadolu’yu, kardeşleşmeyi ve öfkeyi yeniden hatırlayın.
Şimdi takvimi 23 Şubat 2023’e, depremin 17. gününe çevirin. 2 milyon kişinin bölgeden tahliye edildiği o gün, ölü sayısı çoktan 43 bini aşmıştı. Kızılay’ın depremzedelere çadır sattığı gerçeğini de tam o gün Gazeteci İsmail Arı ortaya çıkarmıştı. O haberi yapan gazeteci bugün cezaevinde.
Nakliye fiyatları ve kiralar çoktan fırlamıştı. Siyasal iktidar 164 bin binanın yıkık ya da ağır hasarlı olduğunu raporlarken, 80 milyon insan “Nasıl yaşayacağız?” sorusuna yanıt arıyordu.
Tüm bunları tekrar hatırlayın. Peki ya tam o günlerde, depremin 17. gününde beton patronları ne yapıyordu? Depremden bin gün sonra, Rekabet Kurumunun raporundan öğreniyoruz ki birinci derece deprem bölgesinde bulunan Aydın Didim’de beton şirketleri kâr için ‘masa’ kurdu.
Can boğazdayken bölgenin üç büyük beton şirketi Kösem, Değişim ve Ufuk Beton aralarında kartel kurarak fiyatları artırdı. Toplam nüfusu 1 milyon 160 bin olan, birinci derece deprem kuşağına satış yapan iki beton firmasının temsilcisi arasında, yani Değişim Beton yetkilisi ile Kösem Beton........
