menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Azledilen CHP avukatları Sarıhan ve Kart ile konuştuk: Hukuku savunduk, azledildik, bizim için demokrasi madalyası

16 0
13.06.2026

Bugün anlatacağım konu Mecliste her anını izlediğim, tanık olduğum dokunulmazlık süreci ve Özal’ın “Anayasayı bir kere delmekle bir şey olmaz” politikasını izlercesine Kemal Kılıçdaroğlu’nun tutumu…  

“…Sayın Recep Tayyip Erdoğan; seni başkan yaptırmayacağız, seni başkan yaptırmayacağız, seni başkan yaptırmayacağız!”

Bu sözleri herkes hatırlar. Selahattin Demirtaş, 17 Mart 2015’teki HDP grubunda tarihin en kısa konuşmasını yapmış ve Erdoğan’a böyle seslenmişti. Ardından gelen 7 Haziran seçimlerinde AKP ilk kez iktidar çoğunluğunu kaybetti. Koalisyon kurulamadı ve ülke hızla çatışmalı bir atmosfere sürüklendi. 20 Temmuz Suruç, 10 Ekim Ankara Gar Katliamları yaşandı. Sonrasında “Ya istikrar ya kaos” söylemiyle 1 Kasım’da yeniden sandığa gidildi. Dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu’nun söylediği gibi, yaşananlar ‘oylarını artırdı’ ve AKP yeniden tek başına iktidar oldu.

Ancak Erdoğan, “Seni başkan yaptırmayacağız” çıkışını unutmadı. 2016’nın başından itibaren dokunulmazlıkların kaldırılması gündeme getirildi. Hazırlanan anayasa değişikliği önce Anayasa Komisyonu, ardından Genel Kurudan geçirildi. Peki, o süreçte dönemin CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ne diyordu?

“Anayasaya aykırı ama evet diyeceğiz.”

Milletvekillerine konuşma yasağı getirildi ve CHP yönetimi dokunulmazlıkların kaldırılmasına destek verdi. Sonrasında yaşanan operasyonlar sonucunda Selahattin Demirtaş ve birçok milletvekili cezaevine gönderildi. İçerisi halen seçilmiş politikacılarla dolu. Aradan geçen yıllara rağmen de tablo değişmedi.

O dönem........

© Evrensel