menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

‘Çocuklar ölürken neredeydiniz’

32 0
18.04.2026

“Çocuklar, kadınlar, insanlar ölürken neredeydiniz?”

Bu soru, son yıllarda Türkiye’de yaşanan her büyük felaketin ardından tekrar tekrar sorulan bir hesaplaşma cümlesine dönüştü. Yalnızca bir öfke ifadesi değil; aynı zamanda siyasal, toplumsal ve kurumsal bir çöküşün özeti. Kadın cinayetlerinden okul saldırılarına, iş cinayetlerine kadar uzanan geniş bir tabloda, sorunun muhatabı da her geçen gün daha netleşiyor.

Son olarak Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan saldırılar, bu tür olayların yalnızca bireysel suçlar olarak ele alınamayacağını herkese gösterdi. Gazetemiz yazarı Ceren Sözeri’nin şu sözlerine dikkat çekmek istiyorum:

“Çocuğun davranışlarından sadece ebeveyni sorumlu tutmak liberal bir tutum. Çocuk toplumundur, esas soru ‘ebeveynin yetemediği yerde yetecek kimse niye yoktu?’ ‘Aile Yılı’, Selçuk’ta yanan çocuklara da derman olamadı, bunlara da. Resmi belgelerde damga olarak kaldı sadece.”

Gerçekten de “Aile Yılı” ilan edilen bir dönemde, en çok çocukların, en çok kadınların yaşamını yitirmesi; açıklanan politikaların, verilen sözlerin nasıl karşılıksız kaldığını bir kez daha gösteriyor. Söylem ile gerçeklik arasındaki uçurum her geçen gün biraz daha derinleşiyor.

Çocukların maruz kaldığı yapısal şiddetin en somut örneklerinden biri ise artan çocuk işçiliği. Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) adı altında sürdürülen sistemde, çocuklar eğitimden koparılıyor, sermaye için ucuz ve güvencesiz iş gücüne dönüştürülüyor. Küçücük bedenler makinelerin arasında sıkışırken, yaşanan ölümler çoğu zaman “kaza” olarak kayda geçiyor. Oysa ortada açık bir sorumluluk zinciri var. Ancak ne en alttan ne de en üstten bir sorumluluk alma, bir istifa, bir özür geliyor. Ucuz iş gücüne duyulan ihtiyaç, çocuk emeğinin sistematik biçimde yaygınlaştırılmasına yol açarken; bu durum çocukların eğitim hakkını ellerinden alıyor, ağır çalışma koşullarına mahkûm ediyor ve en temel hakları olan yaşam hakkını........

© Evrensel