Spielberg cephesinde yeni bir şey yok!
Steven Spielberg, 1970’li yıllardan bugüne yalnızca Hollywood’un değil dünyanın da en büyük yönetmenleri arasında… Filmleri kimi zaman tartışmalı bulunsa da, Spielberg’in sinema zanaatındaki mahirliğine şapka çıkarmaktan başka çaremiz yok. 80 yaşına merdiven dayamış olsa da hâlâ tartışılan filmler üretmeye devam ediyor.
Malum, Pentagon geçen ay gizlilik kararı kalkan UFO dosyalarını kamuoyuna açtı. Şimdiye kadar uzaylı dostlarımızın bizi ziyaret ettiğine dair kesin bir kanıt ortaya çıkmamış görünüyor. Üstat bunu önceden hissetmiş olacak ki, ‘uzaylılar’ temasına bir kez daha geri döndü. Yönetmenin Pentagon ile aralarında telepatik bir bağ olduğunu düşünmemizi sağlayan bir emare daha! Daha önce de “Schindler’in Listesi”, “Er Ryan’ı Kurtarmak” gibi filmlerde Pentagon’un İkinci Dünya Savaşı tarihine dair varmak istediği hedeflere hizmet eden işler yapmışlığı var.
Ama Spielberg’in uzaylılara olan ilgisi ayrı bir yerde durur. Üstelik, sinemanın türe yaklaşımındaki ‘istilacı uzaylı’ klişesini bozan bir yaklaşıma sahiptir. 1977 tarihli “Üçüncü Türden Yakınlaşmalar”da (Close Encounters of the Third Kind) sıradan bir elektrik teknisyeninin bir UFO ile karşılaşmasının ardından takıntılı bir arayışa girişini anlatır. Film, dünya dışı varlıkları birer tehdit olarak değil, müzik ve ışık yoluyla iletişim kurulabilecek kozmik misafirler olarak ele alır. Beş yıl sonra çektiği “E.T” (the Extra Terrestrial) sinema tarihinin en kült yapımlarından biri olarak tarihe geçti. Dünyada unutulan bir uzaylı ile yalnız bir çocuğun kurduğu saf dostluğu odağına alır........
