menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Savaşın bütçesi, sessizliğin rejimi

29 0
09.07.2026

Ankara’da NATO Zirvesi’nin gölgesinde savaş bütçeleri büyütülürken, aynı günlerde bu ülkenin insanları barıştan, özgürlükten, ekolojiden, eşitlikten ve ifade özgürlüğünden söz ettikleri için ev baskınlarıyla gözaltına alınıyor, tutuklanıyor, susturulmak isteniyor. NATO’nun 2025 Lahey Zirvesi’nde kabul ettiği GSYH’nin yüzde 5’ine varan savunma harcaması hedefi, bugün “güvenlik” adıyla önümüze konuyor. Oysa toplumun gerçek güvenliği olan sağlık, eğitim, barınma, bakım, temiz su, güvenli çalışma ve özgür yaşam hakkı bir kez daha savaş politikalarının gölgesine itiliyor.

Oysa güvenlik dediğimiz şey, füzelerin menziliyle, orduların kapasitesiyle, savunma sanayisinin kârıyla ölçülemez. Gerçek güvenlik; çocukların bombalar altında ölmediği, gençlerin yoksullukla geleceksizliğe mahkum edilmediği, kadınların ve LGBTİ ’ların hedef gösterilmediği, mültecilerin düşmanlaştırılmadığı, emekçilerin açlık sınırına itilmediği, hekimlerin ve sağlık emekçilerinin şiddetsiz, güvenceli koşullarda çalışabildiği bir yaşam düzenidir. Militarizm ise tam tersine, toplumsal kaynakları yaşamdan koparıp savaşa aktarır.

Militarizm yalnızca bütçelerin yer değiştirmesi değildir; aynı zamanda toplumu yönetme biçimidir. Savaş yalnızca sınırların dışında değil, içeride de konuşur: eylem yasaklarıyla, ev baskınlarıyla, yüzlerce gözaltı ve yüzü aşan tutuklamayla, barış........

© Evrensel