menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Özal’ın dört eğilimi değil, birleşik halkın inisiyatifi

42 0
24.07.2026

Özgür Özel son grup toplantısında ‘yeni parti’nin kurulacağını ilan ettiğinde, yüz yıldan fazla bir süredir siyasi hayatın dikenli yollarından, kritik dönemeçlerinden kurucu parti olmanın yükü ve gururuyla geçen ama büyük oranda muhalefette kalarak yürüyen CHP’nin ana gövdesi üyelerinin gözyaşları içinde partiden koptu. Şimdi yeni bir mani çıkarılmazsa yeni bir parti kurulacak.

Ana muhalefet partisinin başına butlan atayan, belediyelerinin teker teker içini boşaltan, milletvekilleri için hazırlanan fezlekelerle yıldırmaya çalışan, bağlı hukuk kurumlarının çalışma hızını bile belirleyerek CHP’nin yargı barikatlarını aşmasını engelleyen iktidar düzeneğinde; yoksulluktan ve baskıdan bıkmış nüfusun her gün daha da kalabalıklaşan tepkisini arkasına takan Özel’in direnci muhtemelen yeni planlar yapılarak izleniyor.

Yeni partinin anketlere yansıyan oy oranı; Trump’ın meşruiyet vaadinin, NATO zirvesinde ve diplomatik görüşmelerde üstünden tekrar geçilerek Türkiye’ye biçilen rolün, uluslararası tekellere verilen, iktidarın ömür süresini bile aşarak sonraki kuşakları bile borçlandıran taahhütlerin sonuçlarıyla çarpışarak büyüyor. Büyük resmi göremeseler de kendi sofralarından eksilenlerle, maruz kaldıkları şiddetle ölçtükleri kötü gidişata karşı kalabalık kitleler köklü bir değişim istiyor.

Bu değişim isteği önemlidir ama yönü daha önemlidir. Özgür Özel’in milliyetçi, dindar, solcu, sosyalist, muhafazakar, Kürt demokratlara kadar geniş bir kesimle birlikte yürüme çağrısının yeni partinin listelerinin nasıl düzenleneceğiyle sınırlı tartışmaya dönüşmesi her şeyi elinden alınmış genel başkana konuşması için bank, sandalye, masa taşıyarak mitinge katılan milyonların ne istediğini hesaba katmıyor. Siyasal kimliklere yapılan referans kitlelerin politik rolünü azımsayan, onların hareketini........

© Evrensel