Venezuela ile İran ve Amerikan çıkarları…
Trump geçtiğimiz cumartesi açıkladı; Venezuela ile “dünya tarihinin en büyük anlaşması”nı yapmışlardı. Ülke rezervleri 65 milyar varili buluyor ve Trump artık kontrolün kendilerinde olduğunu söylüyor.
O söylüyor, ama Maduro’nun eski yardımcısı olan ve karısıyla birlikte kaçırılmasının ardından geçici devlet başkanı olarak atanan Delcy Rodriguez yalanlıyor mu? Ne gezer, o daha ileri gidip geçici başkan olarak görevlendirilmesi sonrasında ülke petrollerini Amerikan tekellerine açmış ve bu tekellere mülkiyet hakkı tanımıştı. Yetinmedi ve Trump’ın açıklamasının arkasından Rodriguez’in açıklaması geldi: “ABD ile petrol anlaşması 25 yıllık”tı ve “hedefi, Chevron, Repsol, Eni, Shell ve BP gibi dev şirketleri de kapsayan diğer önemli anlaşmaların imzalanmasıyla daha da ileriye gitmek”ti!
Daha nereye gidecekse! Herhalde gideceği kadar gitmişti.
1998’de iktidara gelen Chavez 2010’da ülke ekonomisinin ancak yüzde 20’sini ulusallaştırmış olsa bile en azından petrolü ulusallaştırmıştı. Şimdiyse Chavez’in ölümünün ardından yerini alan Maduro’nun eski yardımcısı bugünkü geçici başkan tam tersini yaparak petrolü yeniden Amerikan tekellerine peşkeş çekmiş, bunun için Trump’ın tehditleri yetmişti. Chavist Hareketin son başkan yardımcısı hiç uzatmadan teslim bayrağını çekerek Amerikan emperyalizminin işbirlikçiliğini yapmayı kariyeri açısından yararlı bulmuştu.
Artık o da meşruiyeti Trump ve Amerikan emperyalizmine işbirlikçilikte aramakta, Saray ne yapmaktaysa Latin Amerika’da coğrafya farkıyla benzerini yapmaktaydı. Dış politikasıyla oradan gelerek iç........
