Öcalan görüşmeleri ve CHP
Başında Erdoğan’la AKP, bilinir, iyi manevralar yapar.
Bu “iyi”, aynı zamanda olumsuz bir anlam ifade ederek, “Dün dündür bugün bugün” türünden işe gelen olağanüstü genişlik ve farklılıkları da kapsasa bile, sözcüğün gerçek anlamıyla ustaca taktik değişikliklerini de belirtiyor.
AKP söz konusu olduğunda, anlaşılacaktır ki, tutarlılık ya da tutarsızlık tartışma dışıdır. İzlenen şu ya da bu taktiğin halkın ve ülkenin çıkarına olup olmadığı da. İzlenen taktiklerde tutarlılık ve halkın çıkarlarına uygunluk aranmamalıdır.
Bu, Öcalan çağrılarıyla Kürt sorununu yeniden gündeme getiren Bahçeli ve MHP açısından da geçerlidir.
Şüphesiz Bahçeli ve MHP’siyle sonunda tamamen hesaplanıp kitaplanmış bir “süreç” yürüttüklerini ve “Terörü bitirmeyi hedeflediklerini” açıklayarak Öcalan çağrılarının ikisinin anlaşmasıyla yapıldığına açıklık getiren Erdoğan ve AKP’sinin amaçları hakkında beklenti içine girilemez. Bu ayrı şeydir ve “iyilik” amaçları kapsamamaktadır.
Sorun, amaçları bir yana Öcalan konulu son AKP-MHP manevrası karşısında nasıl bir tutum alınıp ne yapılacağıdır.
Dervişoğlu ve İyi Parti, Bahçeli’nin çağrısı karşısında Meclis kürsüsüne elinde iple çıkarak ve ardından bilgi için partilerle görüşmeler yapmaya başlayan “İmralı heyeti”ne randevu vermeyerek tutum aldı. MHP’ye yönelik muhtemel milliyetçi tepkileri İyi Partiye kanalize etmeye oynadığı görülüyor. Bir miktar........
© Evrensel
