NATO: Güvenlik değil saldırı örgütü
Sonunda başladı! Başta Trump olmak üzere bir ikisi dışında dünyanın tüm iri kıyım emperyalist şefleri Ankara’da toplandı.
Alınan “güvenlik” önlemleri üzerine konuşmayan kalmadı. Önlemler sadece Ankaralının olsa neyse, Urfa’ya varıncaya kadar tabii ki tüm ülkede emekçilerle aydınların yaşamını karartıcı içerikli. Yol kapatmalar, duvar ve ev boyamalar, dikilen görüntü engelleyici pano duvarlar, “Kaşının üstünde gözün var” yaklaşımıyla “önleyici” gözaltı ve üstüne tutuklamalar… Evet, tümü güç gösterisi niyetine ve hoş görünme beklentisiyle.
Ancak, emperyalist zirveye ilişkin eleştiriler çoğu durumda ve ortalamasıyla önlem eleştirisi kolaycılığıyla sınırlandı. Gerçekte NATO’ya yönelik eleştirileri olmayıp tersine onu gerekli görenler “zirve”yi sadece bir iç politika sorununa dönüştürüp abartılı önlemleri eleştirme yolunu tuttu. NATO ve zirvesinin şüphe yok ki -silahlanma harcamalarında artış ve kontrgerilla türünden- iç politikayla ilgisi küçümsenir türden değil. Ancak bu ilginin alınan önlemleri abartılı bulmaya indirgenmesi yasak savma ve NATO yandaşlığını gizlemeye yönelik.
Üstelik çoğu durumda “Tabii ki önlem gerek”, “Kaç ülkenin başkan ve başbakanı geliyor, güvenlik önlemleri doğal” denerek önlemler, abartılması bir yana, olumlandı da. Oysa Trump’tan başlayarak, gelenlerin bizzat kendileri güvensizlik yayıcıları. “Güvenlik önlemleri” gerçekte onlardan........
