Hukuk yoksa da sermaye geliyor: Bir yılda 7 milyar dolar yatırım yaptılar
TÜSİAD’ın “genel kabul görmüş iktisat bilimi kuralları” diye tarif ettiği rasyonel piyasa anlayışına göre “Bir ülkede hukukun üstünlüğü yoksa” yabancı sermayenin “O ülkeye yatırım yapmayacağı” görüşü muhalefetin ağzına sakız olmuş bir sözdür. Buna göre yabancı sermayenin bir ülkenin hukuk ve demokrasi parametrelerine göre yatırım portföyünü çeşitlendireceğine ve şekillendireceğine dair genel kanı bulunur.
Ne var ki, uluslararası sermaye açısından “demokratik istikrardan” önce birikim koşullarını tesis edecek, “hukukun üstünlüğünden” önce özel mülkiyeti garanti altına alacak, “insan haklarından” önce emek hareketini zayıflatacak bir siyasal rejim her zaman hayati öneme sahiptir.
Uluslararası sermaye için bir ülkedeki rejimin ölçütü ve işlevi demokratik normlarla değil;
Siyasi, hukuki ve iktisadi bunalım dönemleri, toplumsal çalkantılar ve derin istikrarsızlık koşulları çekinceden ziyade başlı başına yatırım motivasyonuna dönüşebilir. Korkut Boratav bu duruma yıllar önce güzel bir örnek vermiştir. Finans-kapital spekülatörlerinden Timothy Ash, 2014 yerel seçimlerinden üç gün Financial Times gazetesinde müşterilerine hitaben “Erdoğan seçimlerden başarıyla çıkarsa, burnunuzu tıkayıp Türkiye’ye girme zamanıdır. Fiyatlar yeterince düştü…” diye yazmıştı. Sermayenin temel hareket prensibi birikim için birikimdir.
Öncelikle Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi verilerine göre Türkiye'deki uluslararası sermayeli şirketlerin sayısı 2002........

Toi Staff
Sabine Sterk
Gideon Levy
Mark Travers Ph.d
Waka Ikeda
Tarik Cyril Amar
Grant Arthur Gochin