menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ortadoğu’da devlet olmak

42 0
13.06.2026

Bazen düşünüyorum; gelişen kuraklık yüzünden Orta Asya’dan atlar üzerinde batı yönünde göç ederken, o zamanlarda ve hemen her dönemde iklim, toprak ve küredeki konumu itibariyle en elverişli alan olan Anadolu’ya değil de daha kuzeye ve belki de daha az elverişli alanlara yayılmış olsaydık, acaba kaderimiz daha farklı olur muydu? Bilemiyorum! Osmanlı döneminde Anadolu’nun ihmali ve Batı’ya yöneliş pek pahalıya mal olduğuna göre, belki de üzerine yerleştiğimiz topraklar galiba bize en uygun olanı; şimdilerde buralarda olduğumuza göre, bilemiyorum ne anlamda!

Medeniyetin doğduğu Ortadoğu her zaman olduğu gibi, bugün de tam bir cehennem çukurunu andırmaktadır. Zira Rusya’nın ve Çin’in de ilgisini çeken bu bölge, günümüzde İsrail’in kutsal addettikleri alanda devletini kurma çabası ve ABD’yi de hizmete koşmasıyla giderek yükselen bir inferno havuzuna çevrilme kapasitesi taşımaktadır.  

Ortadoğu inferno kazanında Türkiye siyasi yapısı, Fatih’in İstanbul’u fethi esnasında rahiplerin Ayasofya’da meleklerin cinsiyetini tartışmasına benzer şekilde, beka gibi kutsallaştırdıkları bazı kavramlara sığınarak, ülke yararı aleyhine kişisel mevki-makam hırslarını tatmine yönelmekteler. Manzara şudur ki, Namık Kemal’in “Vatanın bağrına düşman dayamış hançerini/ Yok mudur kurtaracak........

© Evrensel