İktidarlar muktedir olmamalıdır
Başlık ilginç, değil mi! Sanki iktidar olmakla muktedir olmak farklı alanlarmış gibi. Evet, bu yazının konusu tam da budur. Siyaseten iktidar olmak, halkın oyları ile belirli yönetim makamlarına geçmeyi ifade eder. Muktedir olmak ise, kısaca, iktidarı ele geçirenin hemen hiçbir sınır tanımadan her alana hakim olmasını ya da olmaya çalışmasını ifade eder. Klasik devlet yapısının şablonları yıpratıldıkça sınırlı ve denetimli siyasi yetkiyi haiz iktidarlar zamanla her alana uzanarak sınırsız ve denetimsiz mutlak muktedir olmaya yeltenmektedirler. Evet, kapitalizmin bu aşamasında geçmişin ‘kibar’ iktidarlarını mumla arar hale geldik. Günümüzün çılgınlığını en iyi yansıtan kuşkusuz Trump’tır. Ne var ki, Trump günümüzün hukuk tanımaz, adeta her türlü iplerini koparmış iktidar tiplerinin en önde gidenidir, fakat arkadan gelenler de zaman zaman arayı kapatmada geride kalmamaktadır. Bir zamanlar neoliberalizmin başlangıç dönemlerinde sermaye hakimiyeti için “Taşlar bağlanmış, köpekler salınmış” ifadesini kullanırdık, şimdi de hukuk tanımaz çılgın başkanlar için aynı ifade geçerli olmaktadır. Durum bu ise, her şeyin ilerlediğini ve toplumların tekamül ettiğini düşünmemiz gereken günümüzde neden hukuk tanımaz, adeta başına buyruk başkanlar sahneye çıkıyor ya da sürülüyor, halklar da bu yeni tarz siyaseti itirazsız kabul ediyor, bilemiyorum. ABD’deki gelişmelere bakınca, bazı itirazların yapıldığına tanık oluyoruz. Gelişmeleri bekleyip, göreceğiz. Belki başka yazıda ele alacağımız bağlantılı konu da, neoliberalizm ile sermayenin çevreyi kuşatma harekatı acaba böylesi irili-ufaklı siyasi muktedirlere kapı aralamış olabilir mi!
Gerek Hitler gibi aşırı diktatörlerin, gerek çağımızın kadife eldivenli diktatörlerinin tıpatıp birbirine benzeyen tırmanma hikayelerinin genel şeması şöyledir. Önce masum görüntüde iktidarın ele geçirilmesine çalışılır, iktidara geldikten sonra, zamanla sönük karakterli ve mevki makam, hatta para hırslarına yenik ezik insanları yanına toplayarak iç çeper güvenliğini sağlayan diktatör, bir iki seçimle de tedricen iyice oturup, yerini sağlamlaştırdıktan sonra, klasik devlet yapısının omurgasını tahrip eder ve amaçlarına uygun, suç sayılabilecek eylemlerini onaylayacak idari ve hukuksal yapıyı da kurduktan sonra, bu kez de gelecek güvencesini garantiye alabilmek için yerini sağlamlaştırmış olarak siyaset sahnesinde olabildiğince süreyi uzatma yollarını arar,........
