menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Devletin feodalleşmesi

37 0
06.06.2026

Tarihsel süreçte siyasal sistemlerin oluşumuna baktığımızda, çok gerilere gitmeden, geçmişin feodal yapılarından günümüzün ulus devlet yapılarına geçildiği görülür.

Değerli okurlar, önce şu feodal yapılanmaya bir bakalım ve sistemin işleyişini görelim. Kalıntıları günümüzün Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde bazı yerlerde öz yapısını yitirmiş olarak görülen toprak ağası feodal bey/ağa tipi yapılanmalar geçmişin feodal yapılanmasının tarihin silemediği kırıntılarıdır. Böylesi yapılanmada yegane servet kaynağı olan toprak mülkiyeti ağaya aittir. Ağanın silahlı muhafızları vardır. Toplumda oluşabilecek tüm sorunlara ve davalara bizzat ağa bakar ve karar verir. Kısacası, servet sahibi olarak toprak sahibi olan ağa, aynı zamanda yasama, yürütme ve yargısal erklere olduğu kadar, silah gücüne de haiz olarak günümüzün devlet yapısını andırır. Biraz zorlamayla, teoride bu yapılanmaya “mülk-devlet” adı verilir. Sinema tarihinde önemli yer tutan ünlü Züğürt Ağa filmi tam da geçmişin feodal ağasının sembolü olarak kabul edilebilir.

Günümüz devlet yapılanması ise, kökleri 1600’lü yıllara dayanan, mülk sahibi olmayan, fakat bağımsız yasama yürütme ve yargı erklerinin oluşturduğu siyasi yönetim sistemidir. Tarihsel süreçte devlet yapılanmasını mülk sahipleri burjuva sınıfının oluşturduğu görüşüne dayalı olarak günümüz devlet yapılanmasına burjuva devlet yapılanması adı da verilebilir. Günümüz devlet yapılanmasının geçmişin feodal yapılanmasından birinci ve en önemli farkı mülk sahibi olmamasıdır. Ondan dolayı, günümüz devlet yapılanması mülk devlet olarak değil, “vergi devleti” olarak tanımlanır. Zira kamusal hizmetlerin görülebilmesi için gerekli kaynaklar vergi yoluyla sağlanır. Günümüz yapılanmasının geçmişin feodal yapılanmasında ikinci önemli farkı ve özelliği de, yasama, yürütme ve yargı organlarının da yasalarla sınırlı çerçevede bağımsız ve birbirlerine karşı sorumlulukları olan kurumlar olarak çalışmasıdır. Günümüzün parçalı ve birbirine karşı sorumlu organlardan oluşan devlet yapısı hem vatandaş, hem de sermaye için çok önemli garanti anahtarlarıdır. Böylece kurulan şeffaf ve objektif yönetim sistemi, sadece halk temsilcisi niteliğindeki........

© Evrensel