menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

NATO zirvesi, Barrack ve ekonomik örümcek ağı!

45 0
25.06.2026

Amerika’nın Ankara Büyükelçisi ve aynı zamanda Suriye ile Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack’ın görüşmeleri, bir süredir oldukça dikkat çekici hale geldi. Barrack, Irak’daki Kürt siyasi taraflarla ve Suriye Kürtleri adına da Mazlum Abdi ile bir araya geldi. Kimileri bunu İsrail lehine Türkiye’ye baskı niyetine görüşmeler olarak yorumladı, kimileri de Kürtleri İran’daki savaşa girmeleri için ikna çabaları olarak! Ancak gelişmeleri yıllara yayılan süreçlerle birlikte okumak gerekiyor. Bu çerçevede Tom Barrack’ın kısa süre önce Türkiye-Suriye ve Irak hattını birlikte sıraladığı açıklamasını unutmamak gerekiyor. Yine Türkiye’de bazı çevreler tarafından “Eski coğrafyamıza dönüyoruz” şeklinde heyecanla karşılanan ümmet birliği vurgulu resmi açıklamaları da dikkate almakta fayda var.

İran-ABD savaşından önce, yani HAMAS’ın İsrail yerleşim birimlerini vurduğundan beri sık sık bu köşede de aktardığım bir başka soru vardı; İran’dan boşalan nüfuz alanlarını kim, hangi söylemlerle ve yöntemlerle dolduracak? 7 Ekim gibi tarihi bir kırılma eşiğinden önce yani Arap Ayaklanması’nın, isyanın olmadığı ülkeleri bile vurduğu dönemin muhasebesini yapan bölge ülkelerini birleştiren bir nokta vardı: Zorunlu barış dönemi şart!

Bölgeden başlayacak olursak;

-Artık devlet dışı silahlı gruplar üzerinden güç mücadeleleri döneminin kapatılması gerektiğine dair genel bir uzlaşı var. Bu nedenle PKK’nın silah bırakmasından Irak’taki İran destekli Haşd-i Şaabi’nin silahsızlandırılmasına kadar bu kapsamdaki girişimler tek bir politikanın sonucu olarak okunabilir.

-Irak ve Suriye başta olmak üzere Türkiye’nin yanı başındaki ülkelerden Afrika’ya kadar çok geniş bir coğrafyada istikrar, hem bölge ülkeleri hem de dünyanın geri kalanı için elzem.

-Enerji ve yer altı kaynakları başta olmak üzere küresel tedarik zincirlerinin Hürmüz Boğazı gibi tek ve alternatifi olmayan rotalara bağımlı olması sürdürülebilir değil ve bu nedenle hem bu tedarik hatlarının çeşitlendirilmesi hem de depolamadan transfere istasyonların artırılması gerekiyor. Yani Suudi Arabistan’ın petrolünü tek hatta emanet etmek yerine birkaç rota üzerinden piyasalara ulaştırması oldukça muhtemel artık. Buna göre mesela İsrail’in Hayfa limanına ulaşan hatta bir şey olursa........

© Evrensel