menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yeni Partinin yolu

36 0
27.07.2026

Özgür Özel’in liderliğindeki Yeni Partinin, ağır bir iktidar kuşatması altında doğmuş olması, etrafında canlı bir tartışmayı doğallığında beraberinde getirdi.

Bu süreçte, tarihsellikten kopuk soyut siyasal tartışmalarla hedef belirleme eğilimlerini de gördük. ‘Dört eğilimi birleştirme’ gibi iddialarla ANAP’ı ya da AKP’nin kurulduğu dönemde ortaya koyduğu siyasal hattı başarı hikayeleri olarak hatırlatanlar bunlardan bazıları.

Bu öneriyi yapanlar, dönemin Başbakanlık Müsteşarı ve Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşar Vekili Turgut Özal tarafından 24 Ocak 1980’de açıklanan IMF ve Dünya Bankası damgalı, işçi, emekçi düşmanı, neoliberal düzene geçiş hedefinin gerekli kıldığı baskı ortamının 12 Eylül askeri darbesiyle sağlandığından söz etmiyorlar. Özal’ı önce başbakan, sonra cumhurbaşkanı gördüğümüz dönemlere faşist bir darbeyle geçildi. Erdoğan’ın AKP’sine giden yolun taşları böyle döşendi.

Unutulmasın; yüz binlerce işçinin katıldığı 1989 Bahar Eylemlerinde atılan ve 1990-1991 Zonguldak Maden İşçilerinin yürüyüşünde dillendirilen ‘Çankaya’nın şişmanı, işçi düşmanı’ sloganı, Özal ve partisi ANAP’ta ifadesini bulan ekonomik politikalara isyanın ifadesiydi. 1984 yerel seçimlerinde, il genel meclisi oylarına göre yüzde 41.52 oy alarak birinci parti olan ANAP, 26 Mart 1989 yerel seçimlerinde, 20 puan gerileyerek, yüzde 21.8 oy oranına düştü. İşçi ve emekçiler tarafından süreç içinde alaşağı edilmiş bir hareketi, rafta takipçilerini bekleyen bir başarı hikayesi gibi sunmak cehalettir. Son on yıldır AKP’ye oy kaybettiren etkenler içinde, benzer politikaların sonuçlarına duyulan öfkenin belirleyici olduğu unutulmasın. CHP’nin Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu’nun diploması hukuksuz biçimde iptal edilerek gözaltına alınıp tutuklanmasının ardından, sadece İmamoğlu için değil, çocuklarının........

© Evrensel