Silah imha töreninin yıl dönümünde neredeyiz?
Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat 2025 tarihli çağrısına bağlı olarak PKK’nin fesih kongresini gerçekleştirmesinin ardından 11 Temmuz 2025’te Süleymaniye yakınlarındaki sembolik önemi olan Casena Mağarası önünde düzenlenen törende, KCK Eş Başkanı Bese Hozat liderliğindeki 30 kişilik gerilla grubunun silahlarını büyük bir kazanda yakmalarının üzerinden bir yıl geçti.
Bu sürecin öncesinde, TBMM’nin 1 Ekim 2024’teki yasama yılı açılışında MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin DEM Parti sıralarına giderek partinin Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan ve milletvekilleriyle el sıkışması ve ardından Öcalan’a çağrı yapması, bir süredir devlet kurumlarının yetkilileriyle Öcalan arasında İmralı’da gerçekleştirilen temasların, görünür hale geldiği bir tabloyu ortaya koymuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Bahçeli açısından bu süreci gerekli kılan başlıca gerekçe, Ortadoğu’da taşların yerinden oynadığı, İsrail’in Filistinlilere yönelik soykırımı ve bölgede yayılım gösterdiği bir zamanda, ‘iç cepheyi tahkim’ etmek ve bölgesel Kürt dinamiklerinin Türkiye’ye karşı kullanılmasının önünü almaktı.
Bu Öcalan açısından ise, kazanımlarını olabildiğince koruyarak hareketini legalize ettiği, silahların devreden çıkarıldığı yeni bir dönemin fırsatıydı. Öcalan, sürecin bu sefer akamete uğramaması için, 27 Şubat 2025 tarihli ‘barış ve demokratik toplum çağrısı’nda “Aşırı milliyetçi savruluşunun zorunlu sonucu olan; ayrı ulus-devlet, federasyon, idari özerklik ve kültüralist çözümler, tarihsel toplum sosyolojisine cevap olamamaktadır” gibi, bir önceki sürece kıyasla daha da geriye çekilmiş olduğunu gösteren bir çağrı yapıyordu.
Temel hak ve özgürlüklerin gerilediği bir dönem
Ancak, İHD’nin sürecin 21 aylık bilançosuna dair yaptığı açıklamada işaret ettiği gibi, silahların sustuğu ancak temel hak ve özgürlüklerin gerilediği bir tabloyla karşı karşıyayız. Silah imha töreninin birinci yıl dönümünde bu yazı yazılırken CHP’ye yönelik olarak Çankaya merkezli bir operasyona uyanmıştık ve bu operasyonun içinde Ankara büyükşehire doğru inceden bir yol yapıldığı gözden kaçmıyordu. Sembolik silah imha törenin üzerinden bir yıl geçmiş olmasına rağmen, bu ay bitmeden Meclise getirileceği öne sürülen ‘çerçeve yasa’nın içeriğinin bilinmediği bir tablo söz konusu.
Rojava’da değişen dengeler ve dört parçayı kontrol hedefi
Öte yandan, sadece Türkiye’de olup bitenler değil, bölgesel ve küresel gelişmelerin, güç dinamiklerinin seyri hesaba katılarak bir analiz yapılmadan sürecin dinamiklerini doğru okuyabilmek mümkün olamaz.
Hatırlanırsa Türkiye’de iktidar çevreleri ve Bahçeli, devlet tarafından atılacak adımların gecikmesine dair eleştiriler karşısında önce........
