menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Güneş halkındır

27 0
02.06.2026

Fosil yakıtların gerçek maliyeti nedir?

Sadece elektrik faturasında gördüğümüz rakam mı? Benzin istasyonunda depoyu doldurmak için ödediğimiz para mı? Yoksa termik santral bacasından çıkan dumanın, kirlenen havanın, hastalanan insanların, verimsizleşen toprağın ve küresel ısınmanın toplam bedeli mi?

Birleşmiş Milletler Çevre Programı’nın yayımladığı Global Environment Outlook(*) raporuna göre fosil yakıtların dünyaya yüklediği dışsal, yani toplumsal maliyet her saat 5 milyar doları buluyor. Yıllık fatura 45 trilyon dolar. Ama bu fatura petrol şirketlerine, kömür tekellerine, doğal gaz ithalatçılarına kesilmiyor. Halkın sırtına, doğanın bağrına, gelecek kuşakların omzuna yükleniyor.

O halde güneş enerjisini savunmak gerekir mi?

Ama mesele burada bitmiyor. Çünkü her “yenilenebilir” yatırım otomatik olarak halkçı, doğacı ve masum değildir. Sorulması gereken asıl soru şudur: Güneşi kim kullanıyor, nasıl kullanıyor ve kimin yararına kullanıyor?

Bugün çatılarda ve güneş enerji santrallerinde yaygın kullanılan panellerin temel maddesi silisyumdur. Silisyum doğada bol miktarda bulunur. Silisyum; kumun, camın ve yerkürenin önemli bileşenlerinden biridir. Yani güneş panelinin kalbi, sanıldığı gibi nadir ve ulaşılamaz bir maddeye dayanmaz.

Ama panel sadece silisyumdan oluşmaz. Elektriksel özellikleri düzenlemek için bor ve fosfor; elektriği toplamak için gümüş, alüminyum ve bakır kullanılır. Cam, kablo, inverter, üzerine monte edildiği metal taşıyıcı sistem........

© Evrensel