menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Enerji jeopolitiği, emperyal rekabet ve küresel düzenin krizi

33 0
05.03.2026

Tarihsel deneyim göstermektedir ki savaşlar çoğu zaman ideolojik, dinsel ya da güvenlik temelli gerekçelerle meşrulaştırılmaya çalışılsa da, arka planda belirleyici olan unsur ekonomik çıkarlar ve hegemonya mücadeleleridir. İlkel birikim süreçlerinden sömürgecilik çağına, iki dünya savaşından Soğuk Savaş’a ve günümüz bölgesel çatışmalarına kadar uzanan çizgide, doğal kaynaklar ve ticaret yolları üzerindeki denetim, küresel güç mücadelesinin merkezinde yer almıştır.

Bugün İran’a yönelik haydutça saldırıyı da bu çerçevede değerlendirmek gerekir. Tartışmayı yalnızca İran’daki siyasal rejimin değiştirilmesi üzerinden yürütmek, meselenin yapısal boyutunu göz ardı etmek anlamına gelir. Asıl mesele; Ortadoğu’nun enerji kaynakları, İsrail’in güvenliği ve daha geniş ölçekte ise ABD ile Çin arasında derinleşen ekonomik ve teknolojik rekabettir.

Petrolün stratejik niteliği: Enerji ve ham madde

Petrol ve doğal gaz, yalnızca birer enerji kaynağı değildir. Petrokimya endüstrisinin temel girdisi olarak plastikten gübreye, ilaçtan tekstile, savunma sanayisinden ulaştırmaya kadar geniş bir üretim alanını beslemektedir. Enerji dönüşümü süreçleri yenilenebilir enerjiler lehine hızlansa dahi, petrolün kimyasal ham madde niteliği uzun vadede stratejik önemini koruyacaktır.

Dolayısıyla petrol üzerindeki egemenlik mücadelesi, yalnızca enerji arzını değil; küresel üretim zincirlerinin kontrolünü ve katma değerli sanayilerin sürekliliğini de kapsamaktadır. Bu bağlamda İran, sahip olduğu hidrokarbon rezervleri nedeniyle yalnızca bölgesel değil, küresel bir güç mücadelesinin odağındadır.

Çin’in yükselişi ve enerji bağımlılığı

Son yıllarda Çin, güneş enerji santralleri (GES) ve rüzgar enerji santralleri (RES) yatırımlarında dünya liderliğine yükselmiştir. Yenilenebilir enerji teknolojilerinde ölçek ekonomisi yaratmış, üretim maliyetlerini düşürmüş ve küresel pazarda belirleyici aktör haline gelmiştir. Bununla birlikte Çin ekonomisi halen önemli ölçüde petrol ve........

© Evrensel