Aynı hastane, değişen patron; değişmeyen güvencesizlik
İstanbul’un en eski ve merkezi hastanelerinden biri olan Çapa Tıp Fakültesi Hastanesinin bahçesinde günlerdir “İşçi burada, yönetim nerede?” sloganları yankılanıyor. Bağlı oldukları taşeron firmaların isimleri değişse de Çapa yemekhanesinde yıllardır aynı şekilde çalışan çoğu kadın, kendisini kapının önünde bulan yaklaşık 100 işçi, karşılarında bir muhatap arıyor. Hastane yönetimi rektörlük binası önüne özel güvenlikleri barikat gibi çekerken yeni gelen taşeron şirket işçilere anayasal haklarına aykırı teklifler sunmaktan, mücadelelerini bölmeye çalışmaktan geri durmuyor.
Beş, on ya da yirmi yıldır işçilerin bu sürelerde iş yerinde yaşadıkları, Türkiye’de yıllardır “kamu-özel iş birliği” adı altında kamu kurumlarında güvencesiz, düşük ücretlere nasıl çalıştırıldıkları gerçeğini görünür kılıyor. Kârlarını artırmak, maliyetlerini düşürmek için her türlü hile hurdaya başvuran şirketler, işçilerin haklarını gasbetmekten geri durmuyor: Yıllardır çalışan işçilere günü birlik sigorta giriş çıkışları, zorunlu mesai ücretlerinin yatırılmaması, ağır çalışma koşulları...
Taşeron çalışma düzeni,........
