menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İşçinin üzerine çöken sıcaklık

15 0
27.06.2026

Türkiye'de yaz mevsimi artık yalnızca sıcak geçen bir mevsim değil. Tarım işçileri için tarlada, belediye işçileri için asfalt üzerinde, inşaat işçileri için iskelede, enerji işçileri için direk başında, kuryeler için asfaltın üzerinde, metal işçileri için fırının karşısında geçen uzun bir ısı stresi dönemi anlamına geliyor. Son yıllarda sıcaklık rekorları kırılıyor, sıcak hava dalgalarının süresi uzuyor ve aşırı sıcaklar çalışma yaşamının kalıcı bir parçası haline geliyor. Ancak sıcaklıklar herkesi eşit etkilemiyor. Klimalı ofisinde çalışan bir yönetici ile asfalt döken belediye işçisi aynı sıcaklığı yaşamıyor. İklim krizinin sonuçları da sınıflar arasında eşit dağılmıyor. Bu nedenle sıcaklık artık yalnızca meteorolojinin konusu değil. İşçi sağlığının, iş güvenliğinin ve sınıf mücadelesinin de konusu.

Doğanın ve Emeğin Aynı Anda Sömürülmesi

İklim krizini yalnızca çevresel bir sorun olarak görmek eksik kalır. Kapitalizm yalnızca emeği sömürmez. Doğayı da sömürür. Aslında bunlar birbirinden bağımsız iki süreç değildir. Sermaye açısından orman da, su da, maden de, işçinin emek gücü de üretim sürecine dahil edilen birer maliyet unsurudur. Daha fazla kâr uğruna yeraltı suları tüketilir. Daha fazla kâr uğruna tarım alanları kurutulur. Daha fazla kâr uğruna ormanlar madenciliğe açılır. Daha fazla kâr uğruna fosil yakıt kullanımı sürdürülür. Ve yine daha fazla kâr uğruna işçiler, sağlıklarını tehdit eden koşullarda çalıştırılır. Bu nedenle iklim krizinin yarattığı yıkım ile emek sömürüsü birbirinden ayrı başlıklar değildir. Doğanın talanı ile emeğin sömürülmesi aynı sermaye birikim sürecinin iki yüzüdür. Bugün aşırı sıcaklardan en fazla etkilenenler de tesadüf değildir; tarım işçileri, belediye işçileri, inşaat işçileri, liman işçileri, enerji bakım ekipleri, kuryeler, dökümhane işçileri ve metal işçileri sıcaklığın bütün yükünü bedenlerinde taşımaktadır.

İşçi sağlığında sıcaklık yalnızca termometrede görülen hava sıcaklığı ile değerlendirilmez. Çünkü işçinin maruz kaldığı risk yalnızca sıcak havadan kaynaklanmaz. Nem, güneş ışınımı, hava hareketi ve yapılan işin fiziksel ağırlığı da belirleyicidir. Bu nedenle işçi sağlığı alanında WBGT (Wet Bulb Globe Temperature – Yaş Hazneli Küre Sıcaklığı) adı verilen yöntem kullanılmaktadır.

* Güneş radyasyonunu,

* Yapılan işin metabolik yükünü

birlikte değerlendirerek işçinin maruz kaldığı gerçek ısı yükünü hesaplamaktadır. Bu nedenle gölgede ölçülen 35 derece ile güneş altında asfalt döken bir işçinin maruz kaldığı sıcaklık aynı şey değildir. TS EN ISO 7243 standardında ağır işlerde yaklaşık 26,7°C, orta ağırlıktaki........

© Evrensel