menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

"Kâr etmekten vazgeçin!"

20 4
15.01.2025

Enflasyonun kısa tanımı için ihtiyaç duyulan mal ve hizmetlerin fiyatlarındaki sürekli artışı denilebilir. Ancak geçmişte mal ve hizmetler daha çok devletin üretim ve kontrolünde olduğundan, mal ve hizmetlere yapılan zam ile halktan dolaylı olarak para toplanırdı. Kısaca geçmiş dönemde enflasyonu halktan dolaylı olarak vergi toplama işlemi olarak da adlandırabiliriz.

Enflasyon konuşulurken hep düşüşten söz edilir. Enflasyonun düşmesi sadece fiyat artış hızını yavaşlatır. Fiyat artışı devam eder. Eğer enflasyon eksi olur ise o zaman ucuzlamadan söz edebiliriz.

Birim paramızla alabileceğimiz mal ve hizmet karşılığına da alım gücü deriz. Elimizdeki para birimi ile mal ve hizmetlerin fiyatları arttıkça alacağımız miktar düşer. İşte bundandır ki enflasyon olduğu sürece alım gücü de sürekli düşer. Eğer ücretlerde artış olmaz ise, yani mal ve hizmetlere yapılan zam oranı kadar ücrete zam yapılmaz ise alım gücü düşük kalır. Ama bununla kalır mı? Kalmaz. Burada mal ve hizmet karşılığı olarak görünmeyen birçok işlem vergi olarak devreye sokulabilir. Böylece dolaylı yolla halktan toplanan para (Devletin elinde bulunan mal ve hizmetlere yapılan zam) diğer yandan direk vergi kalemi olarak konulan miktarlar da toplamda vergidir.

Ancak son çeyrek yüzyılda özelleştirilen mal ve hizmetler üzerinden devletin zam ile vergi toplaması giderek azalmıştır. Ancak konulan vergi çeşitliliği ve temel olarak büyüklüğü ile halktan toplanan para giderek artmıştır. Öyle bir durum söz konusudur ki; hiç mal ve hizmet almazsak ya da bir etkinliğe katılmamış olsak bile vatandaşlıktan doğan onlarca vergi ödeme zorunluluğuna mahkum edilmiş durumdayız. 200 çeşitten fazla vergi kodu ve vergi çeşitliliği söz konudur. Bunlardan bazıları (özel tüketim vergisi gibi) geçici olarak konulmuş olsa da en........

© Evrensel