Faiz hâlâ yüksek, dayağı yiyen hâlâ aynı
Merkez Bankası faiz indirim kararı, beklenenden az oldu;100 baz puan indirime gidildi böylece politika faizi yüzde 38’den yüzde 37’ye indi.
İki soru öne çıktı.
Birincisi; Merkez Bankasının rezervleri (kasa doluluk) ‘rekor’ kırarken neden faiz indirimi düşük kaldı?
Neden resmi enflasyon yüzde 30’ken, daha cesur davranılamadı.
İkincisi; hükümet dışarıda Suriye, içeride toplumun tük kesimlerine yönelik operasyonlar üzerinden güç gösterisi yaptığı bir dönemde neden daha güçlü bir indirim yapamadı.
***
Cevaplarımızı özetle aktaralım.
Merkez Bankası, ‘Yıl sonu yüzde 16, en fazla yüzde 19 olur’ dediği enflasyon oranına kendisi de inanmıyor.
Yüzde 25’e ikna olmuş gözüküyor.
Bir başka tespit: Merkez’in kasası çok da güven vermiyor.
Her ne kadar, devletin kasasının bakanı Mehmet Şimşek, 2026’da küresel konjonktürün Türkiye için ‘destekleyici’ olacağını söylese de… Belli ki ABD Başkanı Trump önderliğinde çalkalanan dünya kapitalist sistemi içinde, hiç de güvende hissetmiyor.
İçeride ABD’den ‘meşruiyet’ ithali ile ilerleyen, Suriye’de ABD çizgisi ile yol alan Cumhurbaşkanı Erdoğan da ‘güç gösterisi’ yapacak kadar güçlü olunmadığının farkında; partisinin yarı resmi yayın organı kabul edilen gazetelerin, ‘Faizde yüzde 5 indirim bekleniyor’ çığlıklarına aldırış etmemesi bu yüzden.
Faiz indirimindeki ihtiyat ayrıca şunu da dedirtiyor: Ocak ayında enflasyonun yüksek (yüzde 4 ve üzerinde) gelecek.
Böylece yüzde 12 zam alan gariban emeklinin aldığı zammın üçte biri ilk aydan gidecek.
Enflasyon yüksek, faiz hâlâ yüksek, öyleyse biz dayağı niye yedik?
Şimşek öncülüğünde uygulanan iktidarın ekonomi politikasının formülünde........
