Türk futbolunu kim yönetmeli?
Daha önce bu satırlarda, yönetim tarzını çağ dışı bulduğum için eleştirdiğim pek çok teknik direktör oldu. Bunlardan birisi de Levent Eriş’ti. Fakat Sezar’ın hakkı Sezar’a… Geçtiğimiz hafta 9 Eylül TV’de Spor Servisi programına konuk olan Eriş’in tespitleri yüzde 100 doğruluk payına sahip. Nihayetinde ömrünü Türk futboluna vakfetmiş bir insanın sözlerine kulak vermemiz gerekir.
Dahası, Eriş herhangi bir politik yaklaşıma sapmadan apaçık konuşuyor: “Türk futbolunun katili, mevcut menajer düzenidir”
Bu sert bir cümle. Fakat kulüplerin son yıllardaki transfer politikalarına, borçlarına ve sezon başına değişen kadrolarına bakıldığında, üzerinde durulması gereken bir cümle olduğu da açık.
Levent Eriş’in temel itirazı menajerlik mesleğinin varlığına değil, futbolun bütün karar mekanizmasının menajer ilişkilerine teslim edilmesine. Çünkü normal şartlarda bir menajer, temsil ettiği futbolcuyla kulüp arasındaki görüşmeleri yürüten profesyonel bir aracıdır. Kulübün sportif stratejisini belirleyen, teknik direktör seçen, hangi bölgeye hangi futbolcunun alınacağına karar veren kişi değildir.
Türkiye’de ise bu sınırlar giderek ortadan kalktı.
Eriş’in ifadesiyle transferleri artık yöneticiler ya da teknik ekipler değil, menajerler yapıyor. Kulüpler, bilimsel ve sürekli çalışan bir gözlemci ağı kurmak yerine, kendilerine sunulan oyuncular arasından seçim yapıyor. Böyle olunca transfer politikası kulübün ihtiyaçlarına göre değil, menajerlerin portföylerine göre şekilleniyor.
Sonuç ise apaçık ortada! Her sezon onlarca futbolcu transfer ediliyor, milyonlarca lira harcanıyor, birkaç ay sonra aynı oyuncular gönderilmeye çalışılıyor. Bir sonraki yönetim........
