Sınavlar da yerel yerleştirmeler de adil değil
LGS sınav sonuçları ve hafta içinde de yerleştirme sonuçları, bunlara dair Bakanlık raporları açıklandı. Raporlarda en temel bilgiler bile açık bir şekilde aktarılmıyor ama sonuçta o kadar çarpıklık var ki, Bakanlık ne gizlemeye çalışırsa çalışsın, yaşanan gerçeklik, bir yerlerden kendini açığa vuruyor.
Rapor düzgün değilse Bakanlık düzgün değildir
Maalesef, raporlardan bir şeyleri değil nelerin açıklanmadığını görmüş oluyoruz. Bizzat Bakanlık sayfalarında da az çok yer verilmek zorunda kalınan uluslararası öğrenci değerlendirme programı (PISA) sınav raporlarını model alırsak, o raporlara göre bu raporlarda neler olmadığını çok açıkça görebiliriz:
Sadece soru güçlük düzeyleri var, puan dağılımları yok,
Okul türlerine göre puan dağılımları yok,
Cinsiyet gruplarına göre puan dağılımları yok,
Yaşa göre puan dağılımları yok,
İllere, ilçelere göre puan dağılımları yok,
Ailelerin SES-sosyoekonomik seviyelerine göre puan dağılımları yok,
Puan türleri arsındaki ilişkiler yok.
Puan dağılımlarının bile açıkça verilmemesi, geriye pek bir şey bırakmıyor. Oysa bu sayılanlardan daha fazlası da sınav veri tabanından paylaşılabilir. Verilerin paylaşılmaması sadece analizleri zayıflatmıyor. Bilgi ve analizin olmaması; eğitim sorunlarının tanımlanmasını ve çözüm yolları bulunmasını da zorlaştırıyor.
Diğer yandan bu örtme gizleme çabalarının bir karşılığı da yok. Ne kadar gizlemeye çalışırlarsa çalışsınlar, zorunlu olarak açıkladıkları az sayıda veriden bile büyük bir başarısızlık açığa çıkıyor.
Bakanlık güveni zedeliyor, nasıl eğitim yapacak?
Her tür karar ve eylemin başı bilgidir. Bakanlık bu bilgileri paylaşmıyorsa, en başından güvensizlik yaratmış oluyor. Oysa bilim ve eğitimin birincil ayağı açıklıktır, doğruluk, gerçekçiliktir, her şey bunlar üzerine bina edilir. Bakanlık böyle yaparak en başından güveni sarsıyor. Çocuktan ve toplumdan doğruluk ve dürüstlük beklenecekse öncelikle bakanlığın bunları sağlaması gerekiyor.
Tüm bu gizleme ve dolaylama uğraşısı da deve kuşu misalinden çok öteye geçemiyor. Bakanlık sağlıklı analizlerin önünü kesmeye çalışıyor, büyük bir enerji kaybına yol açıyor.
Geriye kalanlardan, raporların ara okumalarından çıkarabildiğimiz birkaç noktaya dikkat çekelim:
Sınava girenlerin yüzde 62’si, çağ nüfusunun yüzde 70’i soruların yarısını yanıtlayamamış
Bakanlık sınav puanı dağılımı ile ilgili sayısal bilgileri vermiyor ama okul taban puanlarından bakarak başarı dağılımını görebiliyoruz.
Bunlardan ilki başarı durum ve dağılımları. 100 ile 500 puan arasında puanlar nasıl dağılıyor. 100 puan 0 demek, yaklaşık olarak 200 puan ise soruların 4’te 1’inin, 300 puan yarısının, 400 puan 4’te 3’ünün yanıtlanabildiği anlamına geliyor.
Taban puanlardan yüzdelik dilimlere bakıldığında 300 puan ve üstü puan alanlar yüzde 38 ve 400 puanın üzerine çıkan öğrenci oranı da yüzde 13 civarında bulunuyor. Yani öğrencilerin yüzde 62’sinin soruların yarısını bile yanıtlayamadığı anlaşılıyor.
Bu başarı düzeyleri sınavlara girenlerin başarı sırası. Sınava girmeyenlerle beraber çağ........
