menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

LGS, YKS: Yalanlara kanmayın, en yüksek iş ve eşitlik yükseköğretimde

22 0
31.07.2026

Türkiye’de neredeyse 1980’lere kadar geriye giden lakırtıdan/ boş sözden öte safsata/yalan söz var: Okudu da n’oldu. Bu 12 Eylül’ün bilgi aydınlanma düşmanlığı ile beraber o günden bugüne sürekli tekrarlanarak yaygın yanlış kanaatlerden biri haline geldi. Hem de bu yalan daha çok halk çocuklarını kandırmaya yönelik bir yalan, varsıl olanlar zaten çocuklarını en iyi okullara ve yükseköğretime gönderme yollarını buluyorlar, olan fakire oluyor.

12 Eylül’ün maalesef temel bir karakteristiği okuma yazma düşmanlığı idi, aydınlanma düşmanlığı idi. Bağımsızlığı, hukuku, halkın hak ve özgürlüklerini savunanlara düşmanlık yapmak idi. Bugünkü mirası nedir, kimdedir acaba? Bu olumsuz eğilimleri bugün kimler temsil ediyor acaba? Halk çocuklarının nitelikli eğitim öğretime erişimini en çok kimler istemiyor acaba? Bilim düşmanlığını en çok kimler yapıyor acaba?

Türkiye’de temmuz ayı kader kaygısı ayı, öğrenci ve ailelerin en yüksek kaygısı haklı olarak, liselere geçiş sistemi (LGS) ve yükseköğretim kurumları (YKS) tercih ve yerleştirmeleri. Genel olarak yetişme/eğitim, örgün anlamda okul; ne kadar yıpratılırsa yıpratılsın sonuçta insanların kaderini belirleyen temel bir etmen.

‘Okudu da N’oldu’ çifte kandırmacası: Hem okulu değersizleştirme halkı eğitimden koparma hem de kendi kötülüğünü kapatma

“Okudu da n’oldu.” Hem söz yalan hem de niyet kötü.

Nitelikli eğitim tüm çocukların hakkı. Kötü niyet bu tür söylemler.

Halka büyük bir kötülük, hem eğitimi değersizleştirmek için okuyan işsiz kalıyor yalanını söyleme hem de kendi eğitim düşmanlığını, eğitimde yapmadıklarını farklı bir dille kapatmaya çalışma, “aslında iyi eğitim veriyoruz da okul bir işe yaramıyor” kandırmacası.

Bu sözün açık bir yalan olduğunu resmi TÜİK istatistikleri gösteriyor.

Okudu ve hem görüsü arttı hem de iş gücüne katılımı arttı

“Okudu da n’oldu” sözünün yanıtı, iyi ki okudu, okumayanların, nitelikli eğitim imkânı bulamayanların geleceği ne oluyor, ona bakalım, “okumayan, eğitimsiz kalan toplumlar ne oluyor, iyi eğitim verene toplumlar ne oluyor, dünyaya bakınca çok daha iyi anlaşılır.

Resmi TÜİK verilerine bakmak bile pek çok şeyi gösteriyor.

İşgücü göstergeleri 15 yaş üstü 66 milyon 740 bin nüfusun 35 milyon 116 bininin iş yaşamına yöneldiğini, iş gücüne katıldığını gösteriyor. Maalesef bu oran çalışabilir yaştaki nüfusta yüzde 52 düzeyinde kalıyor, çağdaş gelişmiş ülkelerle kıyaslanınca çok gerilerde kalıyor.

Mevsim etkisinden........

© Evrensel