menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

1 Mayıs’a girerken!

32 0
23.04.2026

Çoğu küçük işletmelerde, ancak çok sayıda işçi direnişinin yaşandığı koşullarda 1 Mayıs 2026’ya giriliyor. Dönemin genel özelliğine uygun şekilde sadece son bir yıllık sürede dahi tüm emekçilerin maddi yaşam koşulları daha fazla kötüleşti. Ortalama ücretlerin asgari ücretin altına düştüğü, aileleriyle birlikte on milyonlarca emekçinin artan şekilde yoksullaştığı, sadece yılın ilk üç ayında 495 bin kişinin farklı gerekçelerle işten çıkarıldığı bu dönemde, Saray rejimi milyarderlerine vergi teşvikleri devam etti. Yağma düzeninin kurmayları servetlerini artırdılar. Kur korumalı mevduat (KKM) uygulamasıyla büyük sermaye sahiplerine 1.5 trilyon TL rant sağlandı. Popüler söylemde “beşli çete” olarak adlandırılan sermaye sahiplerine 200 milyar dolar vergi affı sağlanmış olması bile tek başına bu iktidarın ve mevcut sistemin kimin-hangi sınıfın çıkarına işlediğini, Saray yönetiminin çarkları kimin için çevirdiğini gösterir. Doruk İşletmesi işçilerinin alacaklarının ödenmemesini protesto yürüyüşünde polis zoruyla karşılaşmaları ve gözaltına alınmaları son örneklerden biri oldu. Talepleri için mücadele eden işçilerin karşısına kapitalistlerle birlikte polis ve jandarma da çıkıyor. İşçilerin polis zoruyla ve yargı kararlarıyla zapturapt altına alınması, işçilerin taleplerini savunan sendikacıların gözaltı ve tutuklamalarla (son örneği Mehmet Türkmen) susturulmaya ve etkisiz kılınmaya çalışılması, ilerici demokrat aydınların ve gazetecilerin zindanlara kapatılması, devlet iktidarı ve kurumlarının işlevini açık eden binlerce örnek arasındadır.

Farklı sektörlerde ve farklı işletmelerde çalışan, aralarında bölge, ulusal köken, ücret,

-sendikalıysa eğer- bağlı olduğu sendika farkı bulunan milyonlarca işçi, bu sömürü ve baskı........

© Evrensel