menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

‘Devlet aklı’ ve bir kandırmacadan medet ummak!

24 0
18.06.2026

Belirsizliklerden ve anlam kaymalarına olanak sağlayan söz ve açıklamalardan yarar ummanlar sadece burjuva devlet ve hükümetlerin yöneticileriyle kapitalist sömürü sistemini savunan parti ve örgütlerin şefleri olmamakla birlikte, bu alandaki mesleki ihtisas onlara aittir. Kuyuya taş atma hikayelerine, entrikalarını örten gerekçelere en fazla ihtiyaç duyanlar onlardır. 

Erdoğan iktidarı yedekliklerinden birinin, CHP’ye yönelik olanı da dahil, iktidarın saldırı politikalarına karşı gösterilen tepkilerin yaygınlaşmasını önleme hedefiyle de bağlı olan “devlet aklı” çerçevesinde süslenerek piyasaya tahvil edilen açıklaması bu türdendir.

O sözcükleri içeren açıklama yapıldı yapılalı, meslekten sosyologlar, politika ideologları, çok sayıdaki gazete yazarı, “devlet aklı” üzerine tartışmalara girişti. Saray oligarşişi bu durumu da, ‘gündem oluşturma’ mevzisinden başarı hanesine yazmış olmalı! Erdoğan iktidarının politikalarını devlet politikası kapsamında görmeyen ve sözüm ona devlet-hükümet ayrımına işaret etmek üzere devlet savunusu ve sahiplenmesini öne çıkarıp devletin millet için var olduğu yalanına imza atan liberal burjuva yazarlarının bolluğu, iletişim-propaganda bakanlığı şeflerini sevindirmiş olmalıdır. Zira onların ve kurumlarının da bileşeni oldukları devlet aygıtının ne ve kim için olduğuna dair anlam kaymalı-örtük ve müphem tonlamalar sadece güncel iktidarın burçlarında saltanat kuranlar için değil ‘yerine kurulacak’ların devlet zırhını kuşanmaları yönünden de kazanç sağlayıcı işleve sahiptir. Bir devlet erki ayrıcalığıyla kuşanmış yönetici kastın, tarihsel süreç içinde farklı biçimleriyle şekillenen bu aygıtı, yönetimleri altına aldığı kitleleri sindirmek üzere işletirken, bunun gerekliliği ve korunması politikalarını kutsayıcı bir zırh aracıyla “herkesin yararına” gösterme kurnazlığı, sadece güncel debdebeyle bağlı ihtiyaçlardan değildir. Bu ihtiyaç tarihseldir. İnsanın insan tarafından sömürülmesi ve bunun “Bir artıya el koyma” kavgası eşliğinde örgütlü biçimler almasıyla birlikte tarih sahnesine gelen devlet, günümüze dek, bir sınıf egemenliği........

© Evrensel