menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Atina’nın Şikayet Politikası

12 1
07.02.2026

Yunanistan Başbakanı Miçotakis’in ve GKRY yetkililerinin Batı başkentlerinde Türkiye hakkında anlattığı hikâye artık tanıdık: “Türkiye’ye silah satmayın”, “Avrupa savunmasına almayın”, “stratejik ortaklık kurmayın”, çünkü “Türkiye güvenilmez.” Bu söylem Brüksel, Paris ve Washington’da o kadar tekrarlandı ki, bir dış politika argümanı olmaktan çıkıp alışkanlık hâline geldi.

Alışkanlıklar ciddiye alınmaz.

Sorun Türkiye’nin ne yaptığı değil; Yunanistan’ın hiçbir şey yapamaması. Atina’nın dış politikası uzun süredir kendi kapasitesini büyütmeye değil, Türkiye’yi bloke etmeye endeksli. Oysa uluslararası sistem basit bir kural üzerinden çalışır: Güç üretemeyen, engellemeyle sonuç alamaz. Şikâyet bir yere kadar işe yarar; sonra sahibini küçültür.

Yunanistan yıllarca Doğu Akdeniz enerjisini “altın bilet” sandı. ABD ve Fransa’ya verilen üslerle Ankara’ya karşı otomatik destek beklendi. GKRY ile birlikte “Türkiye’siz Doğu Akdeniz” haritaları çizildi. Sonuç ortada: Gaz beklendiği gibi çıkmadı, boru hatları kâğıt üzerinde kaldı, Türkiye’yi dışlayan hiçbir denklem sahada yürümedi. Washington da Paris de şu gerçeği gördü: Türkiye’yi dışlamak maliyetli, Türkiye’yle pazarlık etmek daha ucuz.

Bu denklem Ukrayna savaşıyla daha da değişti. Avrupa bugün ciddi bir güvenlik krizi içinde. ABD’nin odağı Pasifik’e kaymış durumda. Almanya’nın ordusu zayıf, Fransa’nın kapasitesi sınırlı, stoklar eriyor, üretim yavaş. Rusya yıprandı ama bitmedi. Karadeniz hâlâ kırılgan. Ve Avrupa’nın kapısında şu soru duruyor: “Biz bu yükü kiminle taşıyacağız?”

Cevap açık ama yüksek sesle söylenemiyor: Türkiye.

Türkiye bugün NATO içinde saha tecrübesi olan, aktif çatışma........

© Eurovizyon