AP’nin Yeni Raporu ve Kıbrıs Gerçekleri
Avrupa Parlamentosu (AP) Genel Kurulu tarafından onaylanarak resmileşen 2026 Türkiye Raporu, Türkiye'ye "Kıbrıslı Türklerin kendi siyasi rotalarını çizebilmeleri için gerekli alanı tanıması"
çağrısında bulunurken, aslında onyıllardır süregelen o bildik "buzuki müziği" eşliğindeki baskı politikasının modern bir kılıfını sunmaktadır.
Dünyada, kendi üyelerinin birlik dışındaki aktörlerle yaşadığı karmaşık sorunları "üyelik dayanışması" adı altında kurumsallaştırılmış ve meşrulaştırılmış tek taraflı bir mantıkla çözmeye çalışmak, siyasi literatürdeki çifte standardın daniskasıdır. Bu metin, tarafsız bir değerlendirme değil; tamamen Rum ve Yunan dışişleri bakanlıklarının mühürlerini taşıyan bir siyasi sipariştir ve Avrupa’nın neden dünya gerçeklerinden koparak güç kaybettiğinin en somut kanıtıdır.
Tarihsel Saygısızlık: Kayıplar Arasında Bile Ayırımcılık
AP’nin tarafgirliği artık sadece siyasi değil, insani bir boyuta da ulaşmıştır. AP merkezine sadece Rum kayıplar adına anıt dikme kararı alınması, bu kurumun Kıbrıs meselesindeki ahlaki çöküşünün tescilidir. 1963-1974 yılları arasında sistematik bir soykırıma uğrayan, toplu mezarlara gömülen Kıbrıslı Türk kayıpları tarihten silmeye çalışmak, tarihsel bir saygısızlıktır. Mağdurun bile kimliğini sorgulayan, Türk tarafının acılarını yok sayan bu zihniyet, Türklere........
