Vatandaş gelecekten umudunu yitirmiş!
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2025 yılı Yaşam Memnuniyeti Araştırması yayınlandı.
Kurumun 2003 yılından beri yaptığı ve her yıl yayınladığı bu araştırma, toptancı bir yaklaşımla toplumun ruh halinin o yıl için adeta röntgenini çekiyor.
“Cinsiyet, Yaş Grubu, Eğitim Durumu ve Medeni Duruma Göre Mutluluk Düzeyi,
Mutluluk Kaynağı,
Cinsiyete Göre Umut Düzeyi,
Cinsiyet, Yaş Grubu ve Eğitim Durumuna Göre Yaşam Memnuniyet Düzeyi,
Genel Olarak Kamu Hizmetlerinden Memnuniyet Düzeyi,
Cinsiyete Göre Ülkenin En Önemli Sorunu” başlıklarında memnuniyeti ölçen araştırmanın sonuçlarından bazı örnekler vermek gerekirse…
Türkiye'nin yüzde 53,3'ü mutlu.
Nasıl mı?
Mutlu olduğunu beyan eden 18 ve üzeri yaştaki bireylerin oranı 2024 yılında yüzde 49,6 iken 2025 yılında 3,7 puan artarak yüzde 53,3 oldu.
Mutsuz olduğunu söyleyen bireylerin oranı ise 2024 yılında yüzde 14,5 iken 2025 yılında 1,5 puan azalarak yüzde 13’e geriledi.
Yaş gruplarına göre mutluluk düzeyi 55-64 yaş grubunda bir yılda 7,1 puan artışla yüzde 54,6 oldu.
Araştırmaya göre Türkiye’nin en önemli sorunu yüzde 31,3 ile hayat pahalılığı olurken, bunu yüzde 16,5 ile yoksulluk ve yüzde 16,1 ile eğitim izledi.
Bu tespite katılmamak olanaksız…
İşin en can alıcı noktası şu:
TÜİK'e göre vatandaşın bir yıl sonrası için genel olarak yaşama ilişkin beklentilerinin giderek kötüleşmesi.
2003 yılında "bir yıl sonrası iyi olacak" diyenlerin oranı yüzde 44,6 iken, bu oran 22 yıl sonra 2025’te 25,2’ye geriledi.
"Daha kötü olacak" diyenlerin oranı ise yüzde 9,2’den yüzde 25,3'e yükseldi.
Anlayacağınız gelecekle ilgili iyimser beklenti gerilemiş.
TÜİK "vatandaşın yüzde 53,3’ü mutlu" diye açıklarken…
Madalyonun diğer yüzünden bakınca tabloyu daha net görmek mümkün.
Bizdeki burjuva sanılanların çoğu aslında büyük esnaftır!
Türkiye’nin önemli iktisatçılarından eski Hazine Müsteşarı Mahfi Eğilmez, şimdilerde sesleri yüksek çıkan iş dünyasının, hükümetin yanlış ekonomi politikalarına zamanında itiraz etmemelerini şöyle eleştirdi:
“2021 Eylül'ünde enflasyon yükselişteyken faiz düşürülmeye başlandığında bizler ‘yapmayın, bu yanlıştır ekonomiyi batıracaksınız’ diye bağırırken çoğu iş insanı yapılanı alkışlıyordu. Kusura bakmayın ama şimdi yapılanı eleştirme hakkını sizler o zaman kaybettiniz.”
Yani, iş dünyasına, “zamanında yanlışa yanlış demediniz” diye serzenişte bulunuyor.
Sosyal medya hesabındaki bu paylaşımına “Görüşünüze katılmıyorum” diyen bir takipçisine Eğilmez’in verdiği yanıttaki tespit son derece manidar:
“Biz hep çözüm düşündük ve önerdik. Faiz indirilirken biz ‘2 -3 puan artırın enflasyonu durdurun’ dedik. Tam tersini yaptılar ve bugüne geldik. Ne yazık ki iş dünyası da bu indirimleri destekledi. Bizdeki burjuva sanılanların çoğu aslında büyük esnaftır. Çünkü burjuva, kısa vadeli çıkarlarının uzun vadede tersine döneceğini görür ve siyasetçiyi uyarır. Esnaf ise hep kısa vadeli çıkarlarının peşinden gider.”
Sorarım size haksız mı?
