Veda edememek
İnsan kaybettiği birine zamanla alışıyor denir.
İnsan alışmıyor. Sadece o acıyla yaşamayı öğreniyor. Sabah kalkıyor, işe gidiyor, arkadaşlarıyla konuşuyor, bazen kahkaha bile atıyor. Dışarıdan bakınca her şey normale dönmüş gibi görünüyor. Ama bazı eksiklikler var ki insanın içinden hiç çıkmıyor.
Hele bir de veda edememişse…
İşte o zaman yıllar geçse de bir taraf hep yarım kalıyor.
Depremde yakınını bulamayan aileleri düşünün. Aylarca, bazen yıllarca bir haber bekliyorlar. Ya da denizde kaybolan evladının bir gün döneceğine inanarak yaşayan anne babaları… Onların beklediği şey sadece bir haber değil. Sevdiklerini toprağa vermek istiyorlar. Bir mezarın başında durabilmek, dua edebilmek, çiçek bırakabilmek istiyorlar. Çünkü insanın içindeki acıyı tamamen bitirmese de vedanın ayrı bir yeri var.
Geçtiğimiz günlerde Gülsel Ceren Güneş’in Tanrıların Tahtında romanını okudum.
Romanın kahramanı Tomris, Everest’te hayatını kaybeden eşinin bedenini almak için yıllar sonra yeniden yola........
