menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

DÜZ YAŞAYACAĞIZ

34 0
09.06.2026

Hayatta insanı en çok yoran şeylerden biri, güvenerek çıktığı yolda yarı yolda bırakılmaktır. Bazen bir dost, bazen bir iş ortağı, bazen de sözünün eri olduğunu düşündüğünüz bir insan sizi bir konuda cesaretlendirir, size güven verir, hatta sizi harekete geçirir. Fakat iş sorumluluk almaya geldiğinde ortada görünmez. Yapması gerekeni yapmaz, verdiği sözü tutmaz ve sonunda bedelini siz ödersiniz.

Aslında bu durumun temelinde çoğu zaman bir karakter problemi vardır. Çünkü güven vermek kolaydır; zor olan, o güvenin hakkını verebilmektir. İnsanların gerçek karakteri, rahat zamanlarda değil, sorumluluk anlarında ortaya çıkar. Verdiği sözün arkasında durabilen, kendi çıkarı zarar görecek olsa bile doğruluktan ayrılmayan insanlar her dönemde az bulunmuştur.

İslam kültüründe çok kıymetli bir kavram vardır: "El-Emin." Güvenilir insan demektir. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed'e (sav), peygamberlik gelmeden önce bile insanlar "Muhammedü'l-Emin" derlerdi. Çünkü insanlar onun sözünün doğru olduğundan, emanete ihanet etmeyeceğinden ve verdiği sözü tutacağından emindi. Güvenilir olmak, sadece bir sıfat değil; insanın bütün hayatını şekillendiren bir karakter meselesidir.

Hayat bana yıllar içinde önemli bir gerçeği öğretti. Kıldığınız namaz, tuttuğunuz oruç, verdiğiniz zekât veya yaptığınız hac sizi otomatik olarak iyi bir insan yapmaz. Bunlar insanın Allah ile arasındaki kulluk........

© Enpolitik