DOĞA TEMELLİ EĞİTİMLER VERİLMELİ
Gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmak bu gün atılan bir adımla gerçekleşecektir. Çevre bilincinin teoriden pratiğe geçirilmesi DOĞA TEMELLİ EĞİTİMLER verilmesi artık acil bir zorunluluk halini çoktan almıştır.
Çocukların ve gençlerin doğayla koptuğu modern şehir hayatında, çevre sorunlarına karşı gerçek bir sahiplenme duygusu geliştirmeleri ancak ekosistemi yaşayarak öğrenmeleriyle mümkündür.
Doğa temelli eğitimler acilen yaygınlaştırılmalıdır.
Fiziki dönüşümler sağlanmalıdır, apartmandan dönüştürülen tek blok halindeki beton bahçeli okullar betondan arındırılmalıdır. Eğitim sadece dört duvar arasında olmamalı orman okulları ve açık hava sınıfları oluşturulmalıdır. Çocuklarımıza yağmur suyu hasadı, organik tarım, sıfır atık yönetimi, kompost yapımı öğretilerek sürdürülebilir yaşam becerileri kazandırılmalıdır. Gençlerin iklim krizinin sosyal ve küresel etkilerini kavramasını sağlayacak eleştirel düşünme programı ile ekofeminizim ve iklim adaletinin sağlanmasına yönelik çalışmalar yapılmalıdır. Biyoçeşitliliğin faydaları üzerinde durulmalı ekosistemin dengesinin korunması bilinci sağlanmalıdır.
Ve daha bir çok şey sayılabilir.
Çocuklar ve gençler bizim geleceğimiz.
Dönüşüm sadece çocuklar ve gençler üzerindeki alışkanlıklarla değil herkesçe gerçekleştirilecek alışkanlıklarla olacaktır ve bu alışkanlıkların bireysellikte kalmaması karar vericilerce üretilecek yeşil politikalarla sağlamlaştırılması çalışmaları genişletilerek sürdürülmelidir.
İklim değişikliği ve çevre krizleri tüm dünyayı etkiliyor. Mevcut toplumsal cinsiyet eşitsizlikleri nedeniyle kadınların bu süreçlerden çok daha ağır zarar gördüğü Birleşmiş Milletler verilerine göre iklim krizleri sebebiyle yerinden edilen nüfusun yüzde seksenini kadınlar ve çocukların oluşturduğu belirtilmiş. Özellikle gelişmekte olan ülkelerde tarımsal iş gücünün merkezinde yer alan kadınlar kuraklık, sel, yangın gibi felaketler sonucunda hem gıda üretim kapasitelerini hem de ekonomik bağımsızlıklarını kaybediyor. Yaşanan yangınlar, sel vb afetler nedeniyle çevresel bozulma ev içi emek yükünü de doğrudan artırıyor. Ağaçlar yeryüzündeki su döngüsünün ve tatlı su oluşumunun en temel motorlarından biridir. Bir bölgede ağaçların varlığı, o bölgedeki suyun hem miktarını hem de kalitesini doğrudan belirlediği bilimsel çalışmalarla kanıtlanmıştır. Çıkan yangınlarla kaybedilen ağaçlar, tükenen su kaynakları zamanla kadınların üzerindeki iş........
