menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

KOLTUĞUN MEŞRUİYETİ VE GÜRÜLTÜNÜN SİYASETİ

27 0
20.06.2026

Bir insan hak etmediği bir koltuğu işgal ediyorsa, o koltuğu koruyabilmek için çoğu zaman çalışmaya değil, konuşmaya ihtiyaç duyar. Çünkü üretilen iş yoksa üretilen söz çoğalır.

Başarı hikâyesi yazamayanlar, mazeret hikâyeleri yazarlar. Geleceği inşa edemeyenler, geçmişi karalayarak ayakta kalmaya çalışırlar. Ortaya koyacak eserleri olmayanlar ise gündemi iftiralarla, dedikodularla ve yapay düşmanlıklarla doldururlar.

Bu durum yalnızca bireysel bir zaaf değildir. Tarih boyunca siyasette, bürokraside, kurumlarda ve hatta günlük yaşamın küçük iktidar alanlarında aynı tablo tekrar tekrar karşımıza çıkmıştır/çıkmaktadır. Liyakatle değil, çeşitli tesadüfler, ilişkiler veya manipülasyonlarla elde edilmiş makamlar; doğal olarak sürekli bir meşruiyet sorunu yaşarlar. Çünkü hak edilmiş bir koltuk kendisini başarıyla savunur, hak edilmemiş bir koltuk ise sürekli savunulmaya ihtiyaç duyar. 

Hak edilmemiş koltuğun sahipleri tarafından o koltuğu işgal etmelerinden bir süre sonra kendilerine ya da makamlarına yönelik eleştiri düşmanlık olarak görülmeye başlanır. Her farklı ses bir tehdit, her soru bir saldırı, her muhalif görüş bir komplo olarak algılanır. Böyle bir ortamda gerçekler önemini yitirirken algılar belirleyici hale gelir.........

© Enpolitik