GÖKTEN GELEN BİR KARARLA...
Kaderciliğin sonu teslimiyet,meskenet ve her türlü olumsuzluğa katlanmaktır. İnsan, kaderini aşamıyorsa çalışmasına, çırpınmasına, gayret etmesine de gerek yoktur. Çünkü insan ne yaparsa yapsın kader hükmünü icra edecektir. Böyle bir din anlayışından gelişmiş, özgür,prangalarından kurtulmuş bir toplum çıkamaz. Kadercilik bize, "otursan da kalksan da birdir, boşuna nefes tüketme,olacak olan senin müdahalenle değişmeyecektir, der.
İslam dünyası bu telkinle her türlü zulme, baskıya boyun eğmeye hazır hale getirildi. Direnme, iradesi yok edildi. Çalışmak anlamsız hale getirildi.Kader çizgisinden istese de istemese de sapamayacağına inandırıldı.Bunun sonu eleştirmemek, yargılamamak, kul eliyle yapılanları bile Allah'tan geliyor diye kabul etmek oldu.
Deprem kaderdi mesela, sorgulamaya gerek yoktu.
Ekonomik kriz, hayat pahalılığı kaderdi, kötü yönetimle alakası yoktu.
Dere kenarında yapılan evlerde sele kurban gidenler de kaderdi,
Başımıza gelenler, baskılar, adaletsizlikler kaderdi, haşa bir ismi de el-Adl olan Allah böyle takdir etmişti.
Bu din anlayışının sonucu, İslam toplumlarının despotlara, tiranlara, diktatörlere teslim olması, köleleşmesi olmuştur. Onun için Kevakibi;"Müslüman........
