menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

ŞEHRİMİN KÜLTÜR MAHFİLLERİ

21 0
08.06.2026

Güney Ege Linyit İşletmeleri tarafından yapılan ve şu anda üniversite tarafından kullanılan iki adet dokuzar katlı binayı saymazsak Muğla belki o kadar çok yüksek binaları olmayan bir şehir. Bu yüzden ruhunuzu daraltacak kadar betonla karşılaşmayacağınız ender şehirlerden biri. Rüzgârın sesini dinleyebileceğiniz sokakları, yağmurun kokusunu duyabileceğiniz topraklarıyla sizi kucağına çeken bir kültür altyapısını hissetmekte zorlanmazsınız ancak yine de küresel kasırganın etkilerinin bu şehre de uğramış olmasının burukluğunu yaşarsınız bir zaman sonra.

Geçen yazımızda bu şehrin en sosyal lisesinin kendini sadece müfredatla sınırlamayıp nasıl bir kültür mahfili olmayı başardığını ifade etmeye çalıştıysak şimdi de şehrin kollektif hafızasına hiç de zorunlu olmamasına rağmen katkı sağlayan önemli bir kuruluşundan bahsetmeye çalışacağım.  

Biliyorsunuz şehirlerin bağışıklık sistemleri kültür mahfillerinde güçlenir. Gerçek nabız oralarda dinlenir. Kahvehaneler, lokaller, kitapçılar, sahaflar, küçük tiyatro sahneleri ve akademik çevreler şayet şehre olan vergilerini hakkıyla ödüyorlarsa sorun yoktur. Adam gibi bir kahvehane, ticaretle sınırlı olmayan bir kitapevi, eskileri sadece satışa koymayan bir sahaf, ideolojilere arka bahçe olmayan tiyatro ve fikir anarşistlerinin özgürce ifade zemini buldukları akademik çevreler bir şehrin yap-geç veya kullan- at çöplüğüne düşmesini önleyen ruh molekülleri vazifesini görür, şehrin kolektif hafızasını inşa eder.

Geçmişin estetik mirası, edebiyatı ve felsefesi bu mekânlarda demlenir; kuşaktan kuşağa aktarılarak kentin kimliğine dönüşür. Bir kentin sakinleri, bu masaların etrafında yalnızca çay veya kahve tüketmez. Fikirleri, eleştirileri ve hayalleri paylaşarak ortak bir şehir kültürü üretir, hemşeri olur.

Bu mahfillerin şehre........

© Enpolitik