menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

BİR DOSTU KAYBETMEK

11 0
26.01.2025

Çok arkadaşınız vardır ama dostlarınız çok azdır. Bizim arkadaşlıklarımız ağır sınav ve sınamalardan geçti. Bazıları döküldü bazıları gerçek dost olarak kaldı. Onun için dostluğumuz sentetik dostluklara benzemez, birbirimizle nereye kadar gidilebiliyorsa oraya kadar yürürdük. Buna hayatlarımızı birbirimize siper etmek de dahil.

Bizim kuşak büyük acılar çekti, kimi içeride kimi dışarıda.

Ölümü yaşamaya tercih edecek kadar ağır yüklerimiz, altında ezildiğimiz acılarımız oldu. Kah idama bağlandı rüyalarımız kah her köşe başında bir kızıl kurşuna.

Biz de hayatımızı –otluğa yani bi taraflığa- bağlayabilirdik, ama yapamadık, seciyemiz buna müsait değildi.

Uzun uzun yıllar geçirdik hapishanelerde, sevgili vatana siper olmak suçundan.

Günün birinde çıktık ama hapishane hiç içimizde çıkmadı. Hücreler, zindanlar hep içimizdeydi.

Zor zamanların dostlukları, arkadaşlıkları unutulmuyor.

1987-91 yıllarını Özal affına kadar Diyarbakır Cezaevinde geçirdik.

Cezaevi silme PKK’lılarla doluydu. Biz 17-18 ülkücüydük. Gelenimiz gidenimiz çok azdı. Ancak ailesi yakın illerden olanların ziyaretçisi geliyordu.

PKK’lılara kazan kazan dışardan yemek gelirken biz........

© Enpolitik