Sürecin toplumsallaştırılması: Enfeksiyon riski ve tarihsel sorumluluk
Türkiye gibi Ortadoğu’nun tüm sınırlarında yaşayan, son yıllarda bölgenin altüst olduğu bir konjonktürde bulunan ve kutuplaşmanın zirve yaptığı bir zaman diliminde sürecin başlangıcını toplumsallaştırmamak anlaşılır bir durumdur.
Bir süreci olgunlaşmadan evvel kapalı kapılar arkasında devam ettirebilirsiniz. Hatta bunu dar bir kadroyla, son derece kontrollü ve gizli bir şekilde sürdürebilirsiniz. Hele ki 45 yıldır devam eden bir şiddet dalgasına neden olan, esas itibarıyla Kürt sorunundan kaynaklanan bir meseleyi ele alıyorsanız, öncesinde çok yoğun gizli ve kapalı görüşmeler yapmanız en doğal hakkınızdır.
Türkiye gibi Ortadoğu’nun tüm sınırlarında yaşayan, son yıllarda bölgenin altüst olduğu bir konjonktürde bulunan ve kutuplaşmanın zirve yaptığı bir zaman diliminde sürecin başlangıcını toplumsallaştırmamak anlaşılır bir durumdur.
Bu aşamada aceleci şeffaflık, daha büyük riskler doğurabilir. Provokasyonlar, dış müdahaleler, iç muhalefet ve toplumsal refleksler hesaba katıldığında, ilk adımların dar çerçevede atılması belki de zorunluydu.
Ama evet, işin bir “aması” var. Siz bir süreci artık topluma deklare etme aşamasına gelmişseniz, bu aşamayı geçerek artık her gün ve her yerde bu süreç konuşulup yazılıyorsa, sizin bu süreci “toplumsallaştırmamak” diye bir anlayışınız olamaz.
Dün nasıl ki başlarken “enfekte olmasın” diye dar çerçevede götürdüğünüz bu süreci bugün toplumsallaştırmadığınız için enfekte olma ihtimali çok yüksektir.
Çünkü bir taraf sadece silahsızlandırmayı öncelerken, diğer taraf demokratikleşmeye ilk adım olarak bakıyor.
Bu iki farklı öncelik, doğru zeminde, doğru insanlarla ve doğru açıklamalarla topluma anlatılmadığı sürece birbirini besleyen bir umut-umutsuzluk sarmalına dönüşüyor. 45 yıllık şiddet birikimiyle şekillenmiş bir meselede, tarafların zihninde farklı “çözüm” tanımları var. Bir kesim için süreç, silahların susması ve örgütün tasfiyesiyle sınırlı kalırken; diğer kesim için bu, yıllardır talep edilen demokratik hakların,........
