menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

MHP ve Bahçeli’nin 'gelen her topu taca atma' yaklaşımı

28 0
16.06.2026

Sahiplenme var, fakat bu sahiplenmeyi hayata geçirecek takipçilik, kurumsal mekanizmalar ve net takvim eksik.

MHP ve lideri Devlet Bahçeli’nin son iki yıldır izlediği çizgi, birçok kesim tarafından “gelen her topu göğsünde yumuşatarak önü açık futbolcuya göndermek yerine taca atıyor” şeklinde tanımlanıyor.

Bu sadece bir eleştiri değil; aynı zamanda sürecin doğasını da oldukça net biçimde özetliyor.

Sorunlar sahipleniliyor, gerilimler azaltılıyor, hatta bazı sembolik adımlar atılıyor. Ancak o top, bir türlü oyunun içinde, hücum eden oyuncunun ayağına ulaşmıyor.

Bunun yerine dışarıya, zamana, belirsizliğe atılıyor.

Son iki yılda konuşulan ya da talep edilen hemen her konu, MHP’nin ve özellikle Bahçeli’nin inisiyatifiyle gündeme taşındı.

Terörsüz Türkiye vurgusu, PKK’nın feshi, silah bırakma süreci, Öcalan’ın statüsü tartışmaları, umut hakkı gibi başlıklar.

Bunların hiçbiri eskisi gibi “dokunulmaz” kalmadı.

Bahçeli, DEM Parti sıralarına gidip tokalaşmasından itibaren süreci bizzat sahiplendi. Öcalan’a yönelik çağrıları, “Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü” önerisi gibi adımlar attı.

PKK’nın Mayıs 2025’teki fesih açıklaması ve silah bırakma süreci de bu sahiplenmenin bir sonucu olarak görüldü.

Gerilimler büyük ölçüde yumuşadı.

Silahlı çatışmaların azalması, toplumsal havanın görece dinginleşmesi bu tablonun somut kazanımları arasında sayılabilir.

Fakat tam da bu noktada sorun başlıyor. Sahiplenme var, fakat bu sahiplenmeyi hayata geçirecek takipçilik, kurumsal mekanizmalar ve net takvim........

© Elips Haber