Camide top oynayanların haberi nerede?
Cumhurbaşkanı Erdoğan’a göre, Saraçhane’deki protesto mitingine katılanlar, bitişikteki “Şehzadebaşı Camisi’nin yanındaki kabristanı adeta yerle bir etmiş”lerdi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel ise “Polis biber gazı sıkarak kovalayınca bunun üstüne atlayıp kaçanlar olmuş, iki mezar taşı devrilmiş. Ertesi sabah vali gelmeden onarılmış” dedi.
Gazeteci dediğin iki tarafın da açıklamalarını haberleştirir. Onunla da kalmaz, gider olay yerini inceler; iki mezar taşı mı kırılmış, yoksa mezarlık tümden yerle bir mi edilmiş görür, hangisi doğru ise onu aktarır. Nitekim Özel gittiğinde mezarlık tarumar edilmiş görünmüyordu.
Muhalif medya haberlerinde iki tarafın görüşünü de aktarırken iktidar medyası böyle yapmadı; “Tarihi Şehzadebaşı Camii talan edildi” (Haber Global/TVNET), “Soysuzların kutsalı yok” (Diriliş Postası), “Saldırgan grup tarihi mezarlara zarar verdi” (Yeni Şafak), “Protestocular Şehzadebaşı Camii’nde içki içti, avluya çöplerini attı” (Sabah), “Camide içki içip tarihi mezarları parçaladılar” (Yeni Akit) başlıklarıyla mezarlık tümüyle yıkılmış gibi tek yanlı, abartılı haberler yaptılar. İHA da “Gezi eylemleri” döneminde olduğu gibi iki bira kutusu görüntüsü yayımladı.
Fakat caminin kutsallığına atıfta bulunan bu medya kuruluşları, bu haberlerin ardından “mukaddesimize sahip çıkmaya geldik” diyen gençlerin cami içinde, hem de namaz kılınan halıların üzerinde polislerle futbol oynadığı görüntüleri görmezden geldi.
Sadece Hürriyet’te Yalçın Bayer’in yazısında rastladım. “İBDA-C 3- Polisgücü 1” başlığı altında “Eylem gecesi sonrasında Şehzadebaşı Camisi’nde İBDA-C’nin gençlik örgütü Büyük Doğu Akıncılar Gençlik Teşkilatı’nın polislerle top oynadığı görüntüler ortaya çıkmış. Bu nasıl rezilliktir! Dine saygı böyle mi olmalıdır” yazıyordu.
Maalesef iktidar medyası, kutsallara sahip çıkarken bile adil, dengeli ve yansız davranmadı. Protestocuları vandallar diye damgalarken, yolsuzluk suçlamasını kesin hüküm gibi sunarken polisin orantısız şiddetinin ve operasyonun siyasi karakterinin üzerini örttüler.
Hatta protestoları kriminal vaka olarak göstermek için CNN Türk’te, bir eylemcinin “Pikaçu” kıyafeti giymesine “psikolojik harp” deyip, saatlerce konuşabilecek kadar komik olabildiler.
CHP’nin, milyonu aşkın insanın katıldığı Maltepe mitingini de tümden yok saydılar. Canlı vermedikleri gibi, Özel’in konuşmasını da haber yapmadılar. AKP saflarında durdukları malum ama bari nesnel olabilseler, haber değeri kavramını unutmasalardı.
ATV’nin haber bülteninde “CHP’nin yerli ve milli markalara boykotu” denildiğini fark edince, iktidar yanlısı gazete ve haber sitelerine de baktım. Oralarda da aynıydı, belli ki yine ağız birliği etmişlerdi, “Yerli markalara boykot” diyorlardı.
Halbuki CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 23 Mart’ta Saraçhane’deki konuşmasında “taraflı yayın yapan” ve “protesto mitinglerini yayımlamayan medya kuruluşları ile bağlı şirketlere boykot” uygulayacaklarını açıklamıştı. “Yerli markalar” ya da “Milli markalar” değildi hedefi.
CHP’nin amacının, iktidar yanlısı medya gruplarının şirketlerinin boykotu olduğunu ve boykotun gerekçesini aktarmadan “Yerli markalara boykot” diye çarpıtarak sundular.
Gerçek yerine Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın propaganda dilini kullanmayı yeğlediler ki onun dili de sorunluydu. Erdoğan, “Togg’un da kendini bilmez köksüzler tarafından sözde boykot listesine konulması” diye konuştu ama CHP’nin listesinde Togg yoktu. Gerçek dışıydı bu sözleri. Nitekim Özel, Maltepe mitinginde, Togg’un boykot listesinde olduğu sözlerini yalanladı.
Erdoğan’ın, Meclis Grup........
© Elips Haber
