Siyaset, katledilen aşk ve sevda sürgünü
Saraçhane sessizleşirken gönül kalabalığına götürmek istiyorum sizi. Tanıdık çok kişi var orda; sen, ben, o…
***
Ahmet Kaya değilim ki Ruhi Su’dan ödünç alıp “Ölürem Kardaş” deyim! Ya da adaşı Arif gibi “Suskun” kalıp “Rüya bütün çektiğimiz” diyerek, “Rüya kahrım rüya zindan” kodesine gireyim. Bedri Rahmi ile diş ve saç dökme yarışının anlamı da yok! Zaten dökükler, ‘arkadaşlar’ şahit! Attila İlhan’a bulaşıp, “Deli Cafer, İsmail, Tayfur ve Şaşı”ya suç ortağı olacak mecal de aramayın. Biliyorum; Nazım gibi, “Mor Menekşe, Aç Dostlar ve Altın Gözlü Çocuk” diyen; şiirine “Abe şair, / bizim de bir çift sözümüz var / aşka dair” dizeleriyle başlayan birini bulmam da mümkün değil artık.
Yeni de “Rahşan´a” diyerek sevdiğine ithaf ettiği şiirine;
akşam kapı eşiğinde bir terli giysi gibi
soyunmak vardı derdinden evrenin
bir entari serinliğini giyinmek
kendi derdini tespih gibi çekmek elinde
yün örmen vardı akşamları koltuğa gömülü
karşında polisiye roman okumak vardı
sorgusuz........© Elips Haber
