Parayı veren düdüğü çalar...
ABD'de Başkanlık koltuğuna oturan Donald Trump, küresel siyasal sistemin 21. yüzyılda "tek kutuplu" mu olacağı, yoksa "çok kutupluluğa mı evrileceği" tartışmasıyla hiç ilgilenmiyor. Aksine Trump, koltuğa oturur oturmaz kabaca "parayı veren düdüğü çalar" diye tarif edilebilecek sistemi kurdu bile.
Trump önce "hasımlardan" değil, "müttefiklerden" başladı; Daha koltuğa oturmadan yaptığı çıkışlarla Danimarka'yı Grönland'da ABD'ye "daha fazla alan açmaya" ikna etti bile.
Ardından yaptığı açıklamalarla Meksika ve Panama'yı "arka bahçe" kıvamına getirdi.
ABD'nin geçen yüzyıldan beri liderliğini yaptığı "kural bazlı uluslararası sistem" de Trump'ın hiç umurunda değil; Sırf daha kalabalık nüfusa sahip Çin, ABD'den daha fazla aidat ödüyor diye Dünya Sağlık Örgütü'nden tek bir imza ile çıkardı ülkesini.
Daha koltuğa oturur oturmaz, bir önceki Suudi Arabistan ziyaretini Suudlar'ın ABD'den 400 milyar dolarlık mal satın alması karşılığında yaptığını anlattı ve Başkanlığının yeni başlayan ikinci döneminde ziyaret rayicinin "500 milyar dolar" olduğunu söyledi.
Trump'ın tarihe, demografiye, ulusal kimliklere de pek saygısı yok. Yoksa daha göreve başlar başlamaz yanmış-yıkılmış Gazze'deki yaklaşık iki milyon Filistinli'yi başka bir ülkeye - Endonezya ismi telafuz ediliyor- gönderme telaşına düşer miydi? Filistinliler'in "Gazze yeniden inşa edilene kadar, geçici olarak" başka........
© Ekonomim
