menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Batı cephesi çöküyor mu, dönüşüyor mu?

27 105
16.02.2026

Ne Avrupa’da ne de uluslararası alanda kimse iç siyaseti önceleyen ABD’nin “nereye evrilebileceğini” pek göremiyor. “Batı Cephesi”nin önündeki en büyük engel de Amerikan siyasetinin “öngörülemezliği” aslında.

 Hiç bahsetmese de, Rubio’nun konuşmasında “görünmeyen düşmanın”, mevcut küresel ekonomik sistemin dinamiklerinden faydalanan Çin’in ekonomik ve askeri yükselişi olduğu açıktı.

ABD’de Donald Trump’ın her iki Başkanlık dönemi de Batı cephesi açısından sancılı oldu. Trump’ın Ukrayna meselesinde Avrupalı müttefiklerini hiçe sayıp Rusya Lideri Putin ile masaya oturması, Avrupa’nın parçası olan Grönland’da hak iddia etmesi, Avrupalı NATO müttefiklerini savunma harcamalarını artırmaları konusunda diplomatik üslubu aşan sözlerle sıkıştırması arka arkaya geldi.

Ta ki bu yılki Münih Güvenlik Konferansı’na kadar.

Trump’ın Dışişleri Bakanı Marco Rubio bu yılki konferansta Avrupalı müttefikleri kıyasıya eleştirmek ve dışlamak yerine, yeni bir işbirliği kapısını açtı Münih’te yaptığı konuşmada.

 RUBIO’DAN “GÜÇLÜ AVRUPA” MESAJI

Rubio’nun konuşmasında ABD’nin köklerini Avrupa’dan aldığını açıklaması, Amerikan ve Avrupa halklarını “tek bir medeniyetin parçası” olarak adlandırması önemliydi. Amerikan Dışişleri Bakanı aynen şöyle dedi:

“Biz tek bir medeniyetin parçasıyız: Batı medeniyeti. Bizi birbirimize bağlayan, ulusların paylaşabileceği en derin bağlardır; yüzyıllar boyunca paylaşılan tarih, Hristiyan inancı, kültür, miras, dil, soy ve ortak medeniyet için atalarımızın birlikte yaptığı fedakârlıklarla şekillenmiş bağlar. Ve zaman zaman anlaşmazlığa düşsek bile, bu anlaşmazlıklar yalnızca ekonomik ya da askeri olarak değil; kültürel ve manevi olarak da bağlı olduğumuz bir Avrupa’ya duyduğumuz derin kaygıdan kaynaklanmaktadır. Avrupa’nın güçlü olmasını istiyoruz. Avrupa’nın ve Batı’nın hayatta kalması gerektiğine inanıyoruz.”

 ADI ANILMAYAN RAKİP: ÇİN

Rubio’nun konuşmasında “küresel sisteme” de çokça eleştiri vardı. Küresel tedarik zincirine dayanılmasının ülkelerin sanayilerini yok ettiğini vurgulayan ABD Dışişleri Bakanı, geleceğin sınırları belli ülkelerin kurdukları, sınırları belli ittifakların zamanı olacağına dikkat çekti.

Hiç bahsetmese de, Rubio’nun konuşmasında “görünmeyen düşmanın”, mevcut küresel ekonomik sistemin dinamiklerinden faydalanan Çin’in ekonomik ve askeri yükselişi olduğu açıktı. Amerikalı Bakan Avrupalı müttefiklerine yükselen yeni tehlikelere karşı “birlikte mücadele” etme çağrısı yaptı ve ekledi:

“Bunu tek başımıza yapmaya hazırız, ancak tercihimiz ve umudumuz, bunu Avrupa’daki dostlarımızla birlikte yapmaktır...”

Rubio’nun dile getirmediği “küresel rakibi” ise, Almanya Başbakanı Friedrich Merz, yine Münih’te, aynı platformda yaptığı konuşmada açık etti. Almanya Başbakanı, Çin’in küresel liderlik peşinde olduğunu ve yakında ABD ile askeri olarak boy ölçüşebilecek seviyeye gelebileceğini vurguladı.

 AVRUPA DA MESAJI ALMIŞ GÖRÜNÜYOR

ABD Başkanı Trump ve Yardımcısı Vance’ın -en hafif deyimiyle- egzantrik çıkışları, tehditleri ve Avrupa’yı küçümser tavırları ile Dışişleri Bakanı Rubio’nun ise daha diplomatik dille verdiği mesaj açık.

Uluslararası politika artık alışılageldik şekilde olmayacak. Avrupa’nın hem ekonomik, hem........

© Ekonomim