Mısır’a giden fabrikalar Türkiye’de kalan değer
Dünyada her şeyin ilk kez kendi başımıza geldiğini sanıyoruz. Oysa zenginleşen ülkeler her zaman sanayisizleşiyor.
Sanayicilerimiz Mısır’a gidiyor! Son aylarda en çok tartışılan konulardan biri de bu gidişten kimin sorumlu olduğu. Kimse “bu gidişi nasıl avantaja çeviririz?” diye sormuyor. Bugün bu soruyu sorup size Japonya ve Kore’nin eski zamanlardaki benzer tecrübelerini anlatacağım.
Geçen hafta Mısır’daydım. Mısır’a gelen dış yatırımları takip eden bir dostum dedi ki: “Türklerin sırrını çözdüm. Eğer büyük bir Türk sanayici bir yere yatırım yaparsa aynı sektördeki tüm şirketler peşinden geliyor.” Ne kadar doğru! Aynı durum bir Türk sanayicisinin hangi sektöre yatırım yaptığı, hangi makineyi getirdiği gibi kararlar için de geçerli. Siz bir adım atarsınız, tüm komşularınız takip eder. Bu aralar moda Mısır, Özbekistan ve Bangladeş’e gitmek. Bu ülkelerin iç pazar büyüklükleri, serbest ticaret anlaşmaları gibi faktörler elbette önemli. Ama günün sonunda yatırım kararlarını belirleyen temel neden maliyetler: Bu ülkelerde iş gücü maliyeti Türkiye’nin dörtte biri, enerji maliyetleri ise Türkiye’nin yarısı seviyesinde. Bu nedenle de önümüzdeki dönemde sadece tekstil değil, inşaat malzemeleri, otomotiv, dayanıklı ev aletleri üretimi de bu ülkelere kayabilir.
Dünyada her şeyin ilk kez kendi başımıza geldiğini sanıyoruz. Oysa zenginleşen ülkeler her zaman sanayisizleşiyor. Ekim 2024’te de yazmıştım: Türkiye’nin orta teknolojili imalat sanayii bu devirde yine iyi dayandı. Bizim bugünlerde konuştuğumuz sanayinin sınır ötesi yerlere göçü, 80’lerde Japonya’da, 90’larda Kore’de yaşanmıştı. Japonya’da sanayinin göçü 1985-Plaza Anlaşmaları’ndan sonra hızlanmıştı. 1985’te Amerikan devleti Batılı müttefiklerini ve Japonya’yı New York’taki Plaza Oteli’nde toplayıp Japonlara, “Paranızın değerini........
