menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Düşük güven, yüksek risk primi ve faizler

13 0
11.06.2026

1940’lardan beri Türkiye Cumhuriyeti’nin sermaye ve tasarruf sahipleriyle ilişkisi hep problemli oldu. (Bu görüşü Osmanlı dönemine de taşımak mümkün. 1923 sonrasında ise eskinin eskide kaldığı bir temiz sayfa açılmıştı, ancak maalesef ki bu uzun sürmedi.)

Doğru ve akılcı kamu politikalarıyla, orta ve uzun vadeli planlamalarla, sadece bazı gerekli teknoloji ve know-how transferleriyle 15 yıl gibi bir sürede nasıl neredeyse sıfırdan bir ekonomi inşa edilebildiğini gördük. Ancak sonrasında işler giderek karışmaya, siyaset vizyonsuzluğa ve kısa vadeye saplanmaya, kamu ise liyakatsizleşmeye ve plansızlaşmaya başladı.

Cumhuriyetin ilk döneminde büyük zorluklara rağmen bir ödemeler dengesi krizi yaşadık mı? Hayır. Ama sonrasında, bağımsız bir kalkınma politikasından bihaber iktidarlar katma değer üretemedikçe giderek daha çok halkın tasarruflarına göz dikmeye ve yurtdışından kaynak sağlamaya yöneldiler. Bu da krizlere açık, stop-go şeklinde........

© Ekonomim