menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Sıcak para gelir, sıcak para gider; asıl mesele neden ona muhtacız?

44 0
20.08.2026

Yabancı yatırımcı Türkiye’de bir şirketin yönetiminde söz sahibi olmak, üretim yapmak ve uzun süre kalmak için gelir. Paranın yanında teknoloji, know-how ve işletmecilik bilgisi de getirir. Dolayısıyla bizim asıl aradığımız sermaye budur.

           Dünyada faizler yeniden yükseliyor. ABD’nin 30 yıllık Hazine tahvili faizi yüzde 5,33’ün üzerine çıktı. Bu, 19 yılın en yüksek seviyesi. Japonya, İngiltere, Almanya ve Fransa’da da uzun vadeli tahvil faizleri son yılların en yüksek düzeylerine ulaşıyor. Jeopolitik riskler, yükselen petrol fiyatları, enflasyon ve bütçe açıkları yatırımcıların risk iştahını azaltıyor.

Böyle bir ortamda Türkiye’nin sıcak para meselesini yeniden tartışması şaşırtıcı değil.

Dün cnbce.com’da yer alan bir habere göre Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın kısa vadeli sermaye hareketlerini, özellikle para piyasası fonlarındaki yabancı ve kurumsal yatırımcı ağırlığını mercek altına alması bu nedenle anlaşılır. Ancak meseleyi başka bir boyutuyla da tartışmak gerekiyor.

 Yabancı sermayenin iki farklı yüzü

Yabancı sermaye deyince hepsini aynı kefeye koymamak lazım.

Birincisi doğrudan yatırımlar. Yabancı yatırımcı Türkiye’de bir şirketin yönetiminde söz sahibi olmak, üretim yapmak ve uzun süre kalmak için gelir. Paranın yanında teknoloji, know-how ve işletmecilik bilgisi de getirir. Dolayısıyla bizim asıl aradığımız sermaye budur. Doğrudan yatırımcı, bir ülkeye yıllarca kalmak üzere gelir. Bunun için de makroekonomik istikrara, hukuka, güçlü kurumlara ve öngörülebilirliğe bakar.

İkincisi portföy yatırımlarıdır. Hisse senedi ve borçlanma araçlarına gelirler. Yönetimle, üretimle, teknolojiyle fazla ilgilenmezler. Temel amaçları........

© Ekonomim