menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Fed’in bilanço derdi bizi de germeli mi?

18 0
10.02.2026

Warsh döneminde bilanço küçültmenin daha açık ve bilinçli bir politika hedefi haline gelmesi muhtemel.

Bir yandan bilanço küçülürken diğer yandan faizlerin indirilmesi, Türkiye gibi ekonomiler açısından kısa vadede daha yönetilebilir bir tablo yaratabilir.

Washington’da yapılacak kritik bir atama, önümüzdeki dönemde Türkiye açısından önemli sonuçlar doğurabilir. Sözünü ettiğim atama, ABD Merkez Bankası yani Fed başkanlığıdır.

Fed deyip geçmeyin. Fed sadece ABD’nin merkez bankası değil; dünyanın rezerv parası olan ABD dolarını kontrol ettiği için küresel finans sisteminin tam merkezinde yer alır. Fed’in faiz ve likidite kararları yalnızca Amerikan halkını ve ekonomisini değil, küresel sermaye akımlarını, emtia fiyatlarını ve gelişmekte olan ülkelerin finansman koşullarını da doğrudan etkiler. Başka bir ifadeyle, tüm varlık fiyatlamalarının referansını belirler.

Bu nedenle Fed, fiilen dünya ekonomisinin para politikasındaki en güçlü aktördür. Hal böyle olunca Fed Başkanı da yalnızca ABD’nin değil, küresel finans sisteminin bir numaralı para politikası yöneticisi konumundadır. Aldığı kararlar ülkelerin büyüme hızını, para birimlerinin değerini ve sermaye akımlarının yönünü etkiler. Bu yüzden Fed başkanlığı, gezegenimizdeki en etkili teknokratik görevlerden biri olarak kabul edilir.

İşte bu nedenle Trump’ın Fed’in başına Kevin Warsh’u aday göstermesini ABD’nin yalnızca bir iç meselesi olarak görmek doğru olmaz. Bu atama, bir ucu bize kadar uzanacak yeni bir sürecin başlangıcı olabilir.

Fed’in bilançosunu neden dert etmeliyiz?

Powell döneminde Fed, veri odaklı, bağımsız ve temkinli bir yaklaşım izledi. “Önden rehberlik” (forward guidance) anlayışıyla piyasalara yol göstermeye çalıştı. Kevin Warsh’un başkanlığında ise politika faizlerinin daha hızlı indirilmesi, Fed iletişiminde daha az yönlendirme ve ABD Hazinesi ile daha fazla koordinasyon beklenebilir. Yapılan açıklamalar ve verilen sinyaller, Fed’in bilanço küçültmeyi önceleyen bir para politikası izleyebileceğine işaret ediyor.

Bu bilanço meselesi yalnızca ABD için değil, dünyadaki tüm ekonomiler için son derece önemli. Aslında Powell döneminde de Fed bilançosu küçültüldü. 2022 yılında 8,9 trilyon dolara ulaşan bilanço büyüklüğü, geçen yıl 6,5 trilyon dolara indirildi. Warsh döneminde ise bilanço küçültmenin daha açık ve bilinçli bir politika hedefi haline gelmesi muhtemel. Warsh, normalleşmenin yalnızca faizlerle sınırlı kalmaması gerektiğini savunuyor. Ancak bu sürecin ani ve sert bir daralma yerine, uzun vadeli........

© Ekonomim