Avrupa artık panelin fiyatını değil menşeini soruyor
MUSTAFA ADIGÜZEL /Finera Veri Analizi Genel Müdürü
Yerli fotovoltaik sanayiini tek blok olarak konuşmayı bırakmamız gerekiyor. Sektör fiilen ikiye ayrıldı; Avrupa’nın yeni kriterleri bu ayrımı kader çizgisine dönüştürdü. Bir tarafta entegre üreticiler var. Diğer tarafta, sayısı kırk civarında olan, hücresini ithal edip panel montajı yapan firmalar var.
İtalya’da geçen aralıkta sonuçlanan bir ihale, güneş enerjisi sektöründeki 10 yıllık bir kuralı sessizce bozdu. İtalyan enerji kurumu GSE’nin yürüttüğü FER-X ihalesinde 88 projeye toplam 1,1 gigavatlık kapasite, ortalama 66,38 Euro/MWh fiyatla tahsis edildi. Bu fiyat, karşılaştırılabilir kısıtlanmayan bir ihaleye göre yaklaşık yüzde 17 daha yüksekti. Farkın tek sebebi vardı: İtalyan hükümeti 1 megavat üstü projelerde Çin menşeli modül, hücre ve invertör kullanımını dışlamıştı.
Avrupa ilk kez Çinli olmayan panele bilerek fazla ödedi.
Hindistan’ın dev sanayi grubu Tata Power’ın bu ay açıkladığı Avrupa’ya ilk hücre ve panel ihracatı planı da bu kapının ürünüdür. Şirketin hedefi, İtalya olduğu belirtilen tek bir ülkeye 2 ila 3 gigavatlık sevkiyat.
Gelişme Türkiye’yi alışılmış okumadan farklı biçimde ilgilendiriyor. Türk basınında olay “Hindistan geliyor, Türk üreticisi fiyatta sıkışacak” şeklinde okundu.
Kapı ne kadar açık? Ne kadar süre açık?
Gerçekçi olmak gerekiyor. Açılan kapı bir kurtuluş değil, fırsat penceresi. Fiyat dışı kriter yalnızca ihale kapasitesini kapsıyor. Kurulumların önemli kısmı çatı uygulamaları ve ikili anlaşmalarla ilerliyor; buralarda hâlâ en ucuz panel kazanıyor.
Daha önemlisi, bu pencere kalıcı değil. Üç takvim aynı noktaya işaret ediyor.
Birincisi, Avrupa Birliği ile Hindistan arasındaki serbest ticaret anlaşması müzakereleri Ocak 2026’da tamamlandı. İmzanın 2026 sonunda, yürürlüğün 2027 başında olması öngörülüyor ve anlaşma Hint ihracatının yüzde 93’üne gümrüksüz erişim tanıyor. Türkiye’nin Gümrük Birliği’nden gelen tarife avantajı böylece aşınacak.
İkincisi, Tata Power’ın Odisha’daki ingot ve wafer tesisinin inşaatına ekimde başlanması, tesisin Ocak 2028’de devreye alınması planlanıyor. Hindistan ölçeğini henüz kurmuş değil.
Üçüncüsü ve en ağırı, erişim hakkıyla ilgili. Avrupa Komisyonu 4 Mart 2026’da Sanayi Hızlandırıcı Yasası önerisini kabul etti. Öneri, kamu alımları ve destek programları için AB menşeli kota getiriyor; anlaşması bulunmayan üçüncü ülke firmalarını dışarıda bırakıyor. Temmuzdaki kamu alımları tüzüğü önerisi ise “Avrupa tercihi” mekanizması kuruyor: İhaleye katılım, Birlik’te yerleşik firmalarla, Kamu Alımları Anlaşması taraflarıyla veya AB ile ilgili anlaşması bulunan ülkelerle sınırlandırılabilecek.
Türkiye için kritik durum burada başlıyor. Kamu Alımları Anlaşması’nda yalnızca gözlemciyiz; Gümrük Birliği ise kamu alımlarını kapsamıyor.
Her iki metin de öneri aşamasında ve 2027 ortasından önce yürürlüğe girmeleri beklenmiyor. Bugünkü kriter Birlik menşeini değil Çin dışı menşei arıyor.........
