menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Biyoplastiklere kapı kapanırsa yeşil dönüşüm nasıl gerçekleşecek?

9 0
17.03.2026

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Sıfır Atık vizyonu kapsamında plastik kirliliğini azaltmak amacıyla tek kullanımlık bazı ürünlerin piyasaya arzının yasaklanmasına yönelik hazırladığı yönetmelikte son aşamaya geldi. Söz konusu düzenleme ile bazı ürünlerde kısıtlamalar 1 Eylül'den itibaren, bazı ürünlerde ise 2027 yılının başından itibaren uygulamaya geçecek.

Yeni düzenleme, Türkiye’nin sürdürülebilirlik politikaları açısından önemli bir adım olarak görülüyor. Yönetmelik taslağıyla plastik kirliliğinin azaltılması, döngüsel ekonominin güçlendirilmesi ve Sıfır Atık vizyonunun ilerletilmesi hedefleniyor. Bakanlık yetkilileri de tek kullanımlık plastiklerin doğada uzun süre çözünmeden kaldığını ve ekosistem üzerinde ciddi riskler oluşturduğunu vurguluyor.

Bu hedeflere kimsenin itirazı yok. Hatta sektörün önemli bir bölümü, plastik kirliliğini azaltmaya yönelik düzenlemeleri destekliyor. Ancak taslak metindeki bazı hükümler, iyi niyetle başlayan bir düzenlemenin uygulamada farklı sonuçlar doğurabileceği yönünde ciddi soru işaretleri yaratıyor.

Bu tartışmanın merkezinde ise yönetmelik taslağındaki “Piyasaya arz yasağı – Madde 5/2” hükmü yer alıyor. Söz konusu maddede, tek kullanımlık plastik ürünler arasında biyobozunur, kompostlanabilir ve geri dönüştürülmüş plastikten üretilenlerin de yasak kapsamına alınacağı belirtiliyor. Bu alanda Adana’da üretim yapan pek çok sektör oyuncusu, bu yaklaşımın çevresel dönüşüm açısından önemli bir çelişki doğurabileceğini ifade ediyor. Nitekim, plastik kirliliğiyle mücadelede geliştirilen biyobozunur ve kompostlanabilir biyoplastikler, konvansiyonel petrol bazlı plastiklere kıyasla çevre üzerindeki etkiyi azaltan önemli alternatifler sunuyor.

Tam da bu noktada sektör temsilcileri şu soruyu soruyor: “Niyet güzel ama yöntem doğru mu?”

Çünkü düzenleme hazırlanırken Avrupa Birliği mevzuatına uyum hedefi öne çıkarılıyor. Ancak sektör temsilcilerine göre taslakta yer alan bazı hükümler, AB’deki uygulamalarla birebir örtüşmüyor. Yani, niyet güzel ama maalesef tasarı tam tersini söylüyor.

Sektör paydaşlarının aktardığına göre; Avrupa Birliği’nde plastik kirliliğiyle mücadele kapsamında çıkarılan düzenlemelerde, özellikle mikroplastik oluşumuna neden olan okso-bozunur plastikler yasaklanırken biyobozunur ve kompostlanabilir alternatiflerin tamamen yasaklanması yönünde bir yaklaşım bulunmuyor. Aksine bazı alanlarda bu tür alternatif malzemelerin kullanımı teşvik ediliyor.

Bu nedenle sektör temsilcileri, biyoplastiklerin konvansiyonel plastiklerle aynı kategoride değerlendirilmesinin önemli bir politika hatasına yol açabileceğini düşünüyor. Çünkü çevre dostu alternatifleri de yasak kapsamına almak, yıllardır sürdürülen Ar-Ge çalışmalarını ve sürdürülebilir malzeme yatırımlarını işlevsiz hale getirebilir. Başka bir ifadeyle, plastik kirliliğini azaltmak için geliştirilen çözümler de yasaklanırsa, yeşil dönüşüm için verilen bütün çaba boşa düşebilir.

Üstelik mesele yalnızca çevre politikalarıyla sınırlı değil. Türkiye, biyoplastik üretimi açısından önemli bir potansiyele sahip ülkelerden biri olarak görülüyor. Tarımsal biyokütle kaynakları ve gelişen sanayi altyapısı sayesinde bu alanda yeni bir üretim ekosistemi oluşma ihtimali bulunuyor. Bu nedenle biyobazlı malzemeler, aynı zamanda yeni bir katma değerli sanayi alanı olarak değerlendiriliyor.

Dolayısıyla mesele plastikleri savunmak değil; doğru plastik ile yanlış plastik arasında ayrım yapabilmek. Yeniden kullanım sistemlerinin mümkün olmadığı bazı alanlarda biyobozunur ve kompostlanabilir alternatiflerin devreye girmesi, çevresel hedeflere ulaşmayı kolaylaştırabilir.

Özetle; tek kullanımlık plastiklerle mücadelede atılacak adımlar büyük önem taşıyor. Ancak bu süreçte çevre dostu teknolojilerin de önü kapatılmamalı. Çünkü doğru kurgulanmamış bir yasak, plastik kirliliğini azaltmak yerine sürdürülebilir çözümlerin gelişmesini engelleyebilir.


© Ekonomim