menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Tekstil ve hazır giyim sektörüne Denizli aynasından bakalım

36 1
thursday

Denizli’de yaptığımız gözlemleri birkaç yazıyla paylaşacağız. Gözlemlerimizi yazıya aktarırken, dünden bugüne yarattığımız sonuçları anlamlandırmak için “zaman bağlamını” görmezden gelemeyiz. Bugün yaşanan sorunları yaratan etkenlerden bir bölümünün “küresel bağlamı” eksik olursa ulaştığımız genellemeler de yaratılmak istenen sonuca değer katmaz. Sorunları yaratan ve hızlandıran etkenlerin ne kadarının “ev yapımı/yerli ve milli” olduğunun netleştirilmesi de öngörme ve önlem alma disiplininin gereği. Bir başkası, içimize yapacağımız yolculukla ilgilidir; işyerlerinin rekabet edebilir ölçek, rekabet edebilir teknoloji ve rekabet edebilir yönetişim eksikliklerinin sorgulanması “ev içi durum bağlamı” diye nitelenebilir. Son çözümlemede “ortak çözümler” üretebilmemizin gerek şartı “sahada eli taşın altında olanları” anlamak, yeter şartı ise indirgemeci yaklaşımlardan uzak durarak “bağlantısal bütünlük” ilkesine uymadır.

İki gün Denizli’de saha gözlemleri yaptık. İlk gün, ev tekstili üreten işyerinde olup bitenleri birinci ağızdan öğrenmeye çalıştık. Kentin nabzını tutan bir mali müşavirin ve büyük işyeri yönetmiş emekli bir yöneticinin gözlemlerini not ettik. Denizli OSB yöneticilerinin değerlendirmelerini ve gelecekle ilgili beklentilerini dinledik. Denizli İhracatçılar Birliği’nin değerlendirmelerini not ettik. Denizli Sanayi Odası’nın sürekli dillendirdiği sorunları ve çözüm önerilerini ayrıntılarıyla sorguladık. İkinci gün, EKONOMİ gazetesi ile Moda ve Hazır Giyim Federasyonu (MHGF) işbirliğiyle düzenlenen, “Tekstil ve Hazır Giyim Sektöründe Yeni Konumlanma Arayışı” başlıklı çalıştay ve değerlendirme panelinde sorunlar ve çözüm önerileri konusunda saha insanının taleplerini dinledik.

Sahada eli taşın altında olan iş insanlarına sorduk: Kısa, orta ve uzun dönemde neler yapılmalı ki, tekstil ve hazır giyim sektörü yarım yüz yıllık birikiminde gereksiz kayıplara uğramasın? Osman Nuri Kes, öncelikle, kurlarda en az yüzde 10’luk bir esneme sağlanmasının ve ihracat yapanlara “özel kur” uygulanmasının sektör için “can suyu” olacağını vurguladı. İkincisi, rekabet gücünü sürdürebilmek için “SGK primlerinin” yarı yarıya indirilmesinin geçici ama etkili bir çözüm olabileceği önerisini paylaştı. Üçüncüsü, “enerji maliyetlerinin” geçiş sürecinde rekabet gücünü koruyacak düzeylerde belirlenmesi ihtiyacı........

© Ekonomim